(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21) (5393 S. K. m. 49)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının işe iadesine dair mahkemece verilen karar, Dairemizce davalı belediyece asli işlerin taşerona verilmesinin muvazaa teşkil etmeyeceği, taşeronlaştırma nedeniyle işçi çıkarılmasından feshin son çare olması ilkesinin gözönünde bulundurulup bulundurulmadığının belirlenerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davalı belediyenin personel giderlerinin bütçeye oranla fazla olduğu, Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda norm kadro çalışmasının yapılması ve Belediyeler Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca personel giderlerinin bütçenin yüzde 30'unu aşmaması gerektiğinin belirtildiği gerekçesi ile davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece işyerinde keşif yapılmamıştır. Ancak, davalı işverenin aynı fesih nedenine dayanarak iş sözleşmesini feshettiği işçilerin açtığı emsal davalarda, işyerinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi heyet raporunda, personel giderlerinin fazla olduğunun tespiti yanında, davalı işverenin norm kadro çalışması yapmadığı, işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde Toplu İş Sözleşmesi'nde düzenlenen tenkisat kuralına uymadığı, kısaca objektif kriterler getirmediği, ayrıca fesih nedeni ile çelişen uygulamalara girerek yeni işçi aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı açıktır. Nitekim Dairemizin 2007/33 Esasında temyiz incelemesi yapılan emsal işçinin dava dosyasında bu nedenlerle feshin geçersizliğine yönelik yerel mahkeme kararı onanmıştır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı sabittir. Davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 İş Kanunu'nun 20. maddesi'nin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Ankara 4. İş Mahkemesi'nin 30/11/2006 gün ve 454-555 Sayılı Kararı'nın bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı vekili temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7) Davacı tarafından yapılan 50.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliyi iadesine, kesin olarak, oybirliği ile, 16.04.2007 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy