(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, şirketin özelleştirme sonucu OYAK'a devrinden sonra davacının norm kadrosunun iptal edilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirketin özelleştirmeden sonra davacının işe başladığı ve Hukuk Müşaviri olarak sürekli bir kadroda çalışmakta iken, bu kadronun sonradan iptal edilmesi nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiği, ancak feshin geçerli bir nedene dayanmadığı, fesih tarihi itibariyle Baş Hukuk Müşaviri kadrosunun boş olduğu ve şirket avukatlarından bazılarının Hukuk Müşavirliğine vekaleten baktıkları, feshin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirkette Hukuk Müşaviri olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin norm kadrosunun iptal edildiği gerekçesi ile feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı işverence dosyaya sunulan 24.5.2006 tarihli Hukuk Müşavirliği organizasyon şemasında 1 adet Baş Hukuk Müşaviri, 2 adet Hukuk Müşaviri ve 5 adet avukat kadrosu görülmekte iken, 6.7.2006 tarihli şemada Hukuk Müşavirliği ile avukat sayısında birer adet azaltma yapılmıştır. Her ne kadar Baş Hukuk Müşavirliği kadrosu vekaleten yürütülmekte ise de, feshin son çare olması ilkesinden hareketle işçinin bir üst kadroda değerlendirilmesi işverenden beklenemez. Somut olayda, daha önce iki adet olan Hukuk Müşavirliği kadrosu bire indirildiğinden o kadrodaki personel sayısında fazlalık meydana gelmiştir. Bu durumda, işten çıkarılacak Hukuk Müşaviri objektif kriterler göz önünde bulundurularak seçilmiş ise feshin geçerli nedene dayandığı, aksi halde fesih için geçerli neden bulunmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece bu yönde her hangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy