(4857 S. K. m. 18, 21, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih tarihi itibari ile işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 41. maddesine aykırı olarak Disiplin Kurulunca savunması alınmadan iş sözleşmesinin feshedildiği, fesih nedeni yapılan suçlamalarla ilgili somut belgeler ibraz edilmediği, kurumun zarara uğradığı iddiasının yargılamaya muhtaç bulunduğu, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, dava konusu işyerinde U. Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi İdari Müdür Yardımcısı unvanı ile çalışan davacının kurum iç denetim birimi tarafından yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 19.7.2006 tarihli soruşturma raporuna göre dava dışı S. ve K-N firmaları ile yapılan sözleşmelerin ödemelere ilişkin madde hükümlerine aykırı ödemede bulunduğu, davacının yazılı talimatı ile ödemelerin iki ay öncesinden yapıldığı, zamanından önce yapılan bu ödemeler nedeni ile kurumun ödeme yapılan miktarları likit olarak değerlendirme imkanından yoksun kaldığının tespit edildiği gerekçesi ile iş sözleşmesinin iş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Fesih tarihi itibari ile işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 41.maddesinde, ihtar dışında diğer disiplin cezalarını disiplin kurulunun vermeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre, disiplin kurulundan geçirilmemiş olması feshi haksız kılmaktadır. Somut olayda iş sözleşmesi Disiplin Kurulu kararı ile feshedilmiş ve süresinde feshe yetkili makam tarafından onaylanarak davacıya tebliğ edilmiştir. Her ne kadar kapsam dışı personel olan davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değilse de, İç Denetim Soruşturması sırasında olayla ilgili savunması alınmış olduğundan Disiplin Kurulunca ayrıca savunma alınmamış olması feshi haksız hale getirmez.
Öte yandan, davalı kurum ile dava dışı firmalar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca ödemelerin kesin kabulü takiben en geç 15 gün içinde yapılacağı belirtilmiştir. Anılan sözleşmedeki düzenlemeye rağmen adı geçen firmalara kesin kabulden önce toplam 675.555, 321 YTL ödeme yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, esasen bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı soruşturma sırasında merkez müdürünün talimatları ile ödemelerin sözleşmede belirtilen süreden önce yapıldığını ileri sürmüş ise de, bu iddiasını ispat etmemiştir. Davacının söz konusu eyleminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında kaldığı açıktır. Böyle olunca, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- A. 4. İş Mahkemesinin 24.1.2007 gün ve 596/18sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 16.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 18.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy