(4857 S. K. m. 17, 110) (1475 S. K. m. 14, Ek m. 1) (634 S. K. m. 20) (Konut Kapıcıları Yönetmeliği m. 3, 4, 12, 13)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde dahili davalılardan 1- Selami Baştürk 2-İlyas Çağlar 3-Erol Çorabay 4- Mümin Kaya tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşyerinde kapıcı kaloriferci olarak çalışan davacı işçi ile davalı arasında davaya konu işçilik alacaklarına hak kazanılıp kazanılmadığı konularında uyuşmazlık söz konusudur.
Kapıcılık hizmetlerinin diğer işlere göre bir farklılık gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle 1475 sayılı Yasada olduğu gibi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 110. maddesinde de konut kapıcıları ayrı bir madde ile düzenlenmiştir. Kapıcılık hizmetlerinin esasları ve kapıcı konutlarından faydalanma şekil ve şarlarının da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği Kanun da öngörülmüştür.
Konut Kapıcıları Yönetmeliği'nin 3. maddesinde kapıcı, anataşınmazın bakımı, korunması, küçük çaptaki onarımı, ortak yerlerin ve döşemelerin bakımı, temizliği, bağımsız bölümlerde oturanların çarşı işlerinin görülmesi, güvenliklerinin sağlanması, kaloriferin yakılması ve bahçenin düzenlenmesi ve bakımı ve benzeri hizmetleri gören kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede, işveren ise konutun maliki ve ortakları olarak açıklanmıştır. Kamu kurumlarına ait lojman işyerlerinde anataşınmaz maliki, ilgili kamu kurumudur.
Yönetici ise konutun maliki ya da kat malikleri adına hareket eden kişidir. Yönetici, Kat Mülkiyeti Kanununa göre seçilir ve görevlerini ifa eder.
Yönetmelikte işyeri, kapıcının çalıştığı konut ile bağımsız bölüm, ortak yerler, eklenti ve tesislerin tümü olarak ifade edilmiştir.
Kapıcıyı işe alma konusunda yönetici yetkili kılınmıştır. Kaloriferli konutlarda kapıcının ateşçi belgesini haiz olması gerekir.
Yönetmeliğin 4/a maddesine göre, yöneticinin iş ya da toplu iş sözleşmesi yapması için işverenin yazılı olarak yetki vermesi gerekir. Buna rağmen, yazılı yetki olmadığı durumlarda kapıcı ile yönetici arasındaki sözleşmenin geçersiz olacağını söylemek doğru olmaz. Konutun maliki ya da ortaklarının yazılı yetki vermedikleri halde kapıcılık hizmetlerinden yararlanmaları kapıcılık sözleşmesine onay verildiği anlamındadır.
Kapıcı ile binanın sahibi ya da kat malikleri kurulu arasında yapılmış olan iş sözleşmesinin tam süreli ya da kısmi süreli olarak yürürlüğe konulması mümkündür. Özellikle bağımsız bölüm sayısının az ve eklentiler ile ortak alanların da yoğun bir iş hacmini gerektirmeyecek durumda olduğu hallerde, kapıcının günlük 7.5 saat ve haftalık 45 saat olağan mesaiye göre daha az sürelerle çalıştırılması imkan dâhilindedir. Kısmi süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi, yazılı sözleşme bulunmayan hallerde, işyerinin özelliği ile işin niteliğine göre de kısmi çalışma olgusunun kanıtlanması mümkündür.
Konut kapıcıları bakımından işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmadığı konularında işyerinin bağımsız bölüm sayısı, ortak yerler ile eklentilerin özelliği belirleyici olacaktır.
Yönetici, İş Kanunu ve yönetmeliğin uygulanması yönüyle işveren temsilcisidir. İş Hukuku anlamında ortaya çıkabilecek idari ve yargısal uyuşmazlıklarda yönetici işvereni temsil eder. Böyle olunca kapıcının işveren hakkında açabileceği davanın kat maliki ya da maliklerine karşı açılması gerekse de, Yönetmelikten doğan bu temsil yetkisine göre davanın doğrudan yönetici hasım gösterilerek açılması da mümkündür. Ancak bu halde dahi hükmün doğrudan yönetici hakkında kurulması doğru olmaz. Mahkemece kat maliki ya da malikleri adına yönetici hakkında karar verilmesi gerekir. Zira Yönetmeliğin 4/d maddesine göre, yöneticinin ana taşınmazda üstlendiği görevleri itibarıyla kat maliki ya da maliklerinden tahsil ederek kapıcının İş Kanunundan doğan haklarını ödeme yükümlülüğü vardır.
Kapıcının çalışma süresi ve ara dinlemesi, ücretinin ödenmesi, hafta tatili bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesi, yıllık ücretli izin kullanılması gibi hususlar yönünden 4857 sayılı İş Kanunu'nun hükümlerine tabi olduğu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde kurala bağlanmıştır. Yönetmeliğin 12. maddesinde kapıcının yıllık izin, hastalık izni veya tatil günleri sebebiyle çalışamadığı günler için yerine geçici kapıcı çalıştırılabileceği hükme bağlanmıştır.
1475 sayılı İş Kanunu'nun ek madde 1. maddesinde kapıcı konutları için kira istenemeyeceği kuralı bulunmaktaydı. 4857 sayılı İş Kanunu'nda bu hükme yer verilmemiş, bu hususun düzenlenmesi de yönetmeliğe bırakılmıştır. Anılan yönetmeliğin 13. maddesine göre kapıcıya görevi nedeniyle konut verilmesi zorunlu değildir. Ancak, kapıcıya görevi nedeniyle konut verilmişse, konutun 3194 sayılı İmar Kanunu ve Belediye İmar Yönetmelikleri ile öngörülen asgari koşullara uygun olması gerekir.
Kapıcıya, görevi nedeniyle konut verilmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun uygulandığı dönemde zorunlu değilse de, verilmiş olan konut için iş sözleşmesinin devamı süresince kira istenemeyeceği de yine yönetmelikte düzenlenmiştir. O halde kira bedelinin ücrete sayılması da mümkün olmaz. Bu anlamda kapıcının kira ödemeksizin oturması ve karşılığında kapıcılık hizmetlerini görmesi şeklinde bir iş sözleşmesi yapıldığında, işverenin ücret ödeme yükümlülüğü ortadan kalkmış sayılamaz. Kapıcı ile kira kontratı yapılmış olması da bu sonucu değiştirmez (Yargıtay 9.HD. 3.11.2008 gün 2007/30359 E, 2008/29735 K.).
Kapıcının su, elektrik, ısınma ve sıcak su giderlerine kısmen ya da tamamen katılıp katılmayacağının sözleşme ile belirleneceği de Konut Kapıcıları Yönetmeliğinde ifadesini bulmuştur. Buna göre taraflar, kapıcının anılan giderlere katılması ya da katılmaması hususunu serbestçe kararlaştırabilirler.
Somut olayda davacı, davalı ve dahili davalıların kat maliki oldukları Lassa Güncanlı Sitesinde 21.11.1992-31.05.2000 tarihleri arasında kaloriferci kapıcı olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, 1999 yılının temmuz ayından itibaren ücretinin ödenmediğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatlarının yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ekrem Salman ve Rüstem Başol, davayı kabul etmediklerini ve davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, İş Kanunu'na 2184 sayılı Kanunla eklenen ek madde uyarınca konut yöneticilerinin kat maliklerinden ibaret olan işverenlerin vekili olduğuna işaret ettiğini, bu nedenle davanın sadece yöneticiyle değil, tüm kat maliklerine karşı kat maliki olmaları sıfatı ile açılması gerektiğini, ayrıca konut yöneticisi her kimse davanın bu kişiye tebliğ edilmesi gerektiğini, 5.8.2000 tarihinde yöneticilik görevinden istifa ettiğini, davanın ise 2001 yılında açılmış olduğundan davanın açıldığı tarihte müvekkilinin konut yöneticisi olmadığını savunarak, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer dahili davalıların bir kısmı duruşmaya katılıp davanın reddini istemiş, bir kısmı ise usulüne uygun dava dilekçesi ilanen tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmamışlardır.
Mahkemece davacının davalılar tarafından haklı nedenlerle işten çıkartıldığı yeterli delillerle ispatlanmadığından kıdem ve ihbar tazminatı istekleri ile ücret alacağının ödendiğine dair delil ve belge ibraz edilemediğinden bu talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş, söz konusu alacaklardan usulünce site yönetimini oluşturmayan bütün kat maliklerinin müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne davalılar Selami Baştürk, Mümin Kaya, İlyas Çağlar ve Erol Çorabay'dan mütesselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar hakkındaki dava atiye terk edilmiş bulunduğundan bu davalılar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar Selami Baştürk, Mümin Kaya, İlyas Çağlar ve Erol Çorabay tarafından temyiz edilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun kat maliklerinin ve kat irtifakı sahiplerinin borçlarından olan ana gayrimenkulün genel giderlerine katılma borçlarını düzenleyen 20. maddesinde Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça: a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak....katılmakla yükümlüdür. ....... Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Buna göre tüm kat maliklerinin kapıcı giderlerinden eşit olarak sorumlu olduklarından sadece davalılar Selami Baştürk, Mümin Kaya, İlyas Çağlar ve Erol Çorabay'dan tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki, site yönetimi kurulu daha sonra kat malikleri toplantısı yapılamadığı için yönetim kurulundan istifa ederek yönetim kurulunu fesih etmiş olduğundan son yönetim kurulu üyeleri olan Selami Baştürk, Mümin Kaya, İlyas Çağlar ve Erol Çorabay'ın Yönetmeliğin 4/d maddesine göre, yöneticinin ana taşınmazda üstlendiği görevleri itibarıyla kat maliki ya da maliklerinden tahsil ederek kapıcının İş Kanunu'ndan doğan haklarını ödeme yükümlülüğü de yoktur.
Bu itibarla yönetim planının getirtilip kapıcı gideri konusunda ayrık bir düzenleme bulunup bulunmadığı incelenerek Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20/a maddesi de dikkate alınmak suretiyle karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma sonunda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy