(1086 S. K. m. 216) (4857 S. K. m. 17, 57)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Taşdelen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava dışı sulh sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçinin dava konusu alacaklarını da kapsar şekilde, taraf vekilleri arasında, 23.11.2006 tarihinde Sulh Sözleşmesi ve Anlaşma Tutanağı adı altında bir sulh sözleşmesi düzenlenmiş, Davacı vekili 12.04.2007 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile sözleşmedeki imzanın kendine ait olduğunu kabul etmiş, ancak sözleşmede kararlaştırılan senet bedellerini tahsil etmedikleri için davaya devam edeceklerini söylemiştir.
HUMK 216. maddesi Soruşturma yargıcı iki taraf veya vekillerini isticvab eder, iki tarafın mutabık kaldıkları cihetleri tespit eder ve ihtilaflı olanları tefrik eyler şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeyi dava konusuna olaya uyguladığımızda taraflar 23.11.2006 tarihli sulh sözleşmesi ile davacının alacağının 24.000,00 YTL olduğu konusunda mutabık kalmışlar ve bu miktarın 2.000,00 YTL sinin davacı vekili hesabına havale edileceği, bakiye 22.000 YTL içinde 30.03.2007 tarihli bono tanzim edilerek davacı vekiline verildiği konusunda anlaşmışlardır. Nitekim bononun davacı vekiline verildiği, davacı vekilinin de bu senede istinaden Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2007/3982 Sayılı takip dosyası ile takibe geçtiği dosya içeriği ile sabittir.
Mahkemece bu belge ile ilgili bir karar verilmeden davanın esası çözümlenmiştir.
Somut olayda dava dışı sulh sözleşmesi geçerlidir. Mahkemece yapılacak iş İcra takip dosyası getirtilerek sulh sözleşmesi doğrultusunda icra takip dosyası değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy