(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, davalı işçi ile iş sözleşmesi yaptığını, ancak hiçbir zaman çalışmadığını kendileri tarafında icra takibi yapıldığın ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuştur.
Davalı işçi, davalı şirketin sorumlu teknik müdür ve sorumlu veteriner hekim bulunmadan faaliyet göstermesinin mümkün bulunmadığı, sözleşmeyle çalıştığından söz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğindeki maddi bulgulara göre; taraflar arasında 22.12.2004 başlangıç tarihli, bir yıl süreyle iş sözleşmesi imzalanmıştır. Aylık ücret asgari ücrettir. Sorumlu teknik müdür olarak çalışacaktır. Görevi, Kuluçhane ve Damızlık İşletmeleri Yönetmeliği uyarınca Damızlık ve Kuluçhane Tesislerinin Sorumlu Teknik Müdürlüğü ve Sorumlu Veteriner Hekimliği'dir.
Anılan Yönetmelik gereği davacı şirketin sorumlu veteriner hekimsiz çalışmasının mümkün olmadığı tartışmasızdır.
Davacı şirketin çalışanlar listesinde davacının da gösterildiği şirket yazısıyla kesinleşmiştir.
Yukarıdaki bulgular Tarım İl Müdürlüğü'nün 30.12.2007 tarihli yazısıyla doğrulanmıştır. Bilindiği üzere iş sözleşmesi, kişisel ilişki kurması, karşılıklı borç doğurması ve sürekli borç ilişkisi yaratması özelliklerini içinde barındırmaktadır.
İş sözleşmesiyle taraflar bir güven ilişkisine girerler.
Öte yandan işçi işverenin kendisinden isteyeceği iş edimi için ifaya hazır olması ona zamanaşımı süresi içerisinde ücret isteme hakkını verir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye güven meydana gelmesi için yazılı belgeler yeterli olabileceği gibi zımni davranışlar da bu mümkündür. Susma zımni bir davranıştır.
Somut olayda davacı Şirket davalı Veteriner Hekimin diplomasıyla yönetmeliğe göre işyerini çalıştırmıştır. Başka bir anlatımla yararlanmıştır. İşçinin işyerinde çalışmaması iddiasıyla bir fesihte bulunmamıştır. Kendisini çalışıyor göstermiştir. Aksi halde sağlık kurallarına aykırı bir çalışma gündeme gelir.
Davalının iki ayrı yerde çalışmasını engelleyen İş Kanunu'muzda bir hüküm bulunmamaktadır. Kaldı ki kısmi çalışma hali gibi çalışma türleri bu tür bir olanağı vermektedir. Sigortasız çalışma, çalışmama anlamına gelmemektedir.
Davacı şirketin işin ifasını istememe yeri ve zamanı kendi yönetimini ilgilendirir. Dolayısıyla kimse kendi kusurundan yararlanamayacağı dikkate alındığında davanın reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy