(1475 S. K. m. 14, 17)
Davacı, kıdem tazminatıyla kıdem tazminatı faizi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, yasa dışı örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile 21.01.2000 tarihinde gözaltına alınıp 05.12.2000 tarihine kadar tutuklu kaldığı TİS 50/2 maddesi uyarınca tazminatsız olarak iş akdinin feshedildiği, iddiasıyla kıdem tazminatı ve kıdem tazminatı faizi isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, iş akdinin tutukluluğu nedeni ile TİS 50/2 maddesi uyarınca feshedildiğini, TİS 50/6 uyarınca Devletin Ülke ve milletiyle Bölünmez Bütünlüğüne, Milli Egemenliğe, Kamu Düzenine, Genel Asayişle Genel Ahlaka ve Genel Sağlığa, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı işlenen suçlardan hüküm giyenlerin hizmet akitleri feshedilir ve bunların cezalarının ertelenmesi, paraya çevrilmesi veya affa uğraması hallerinde dahi hiçbir surette işe alınamazlar hükmü uyarınca TİS 161 hükmüne uygun olarak verilen karar gereğince iş yerinden ihraç edilen işçinin iş akdi ihbarsız ve tazminatsız feshedileceğini, davacının işyeri disiplin kurulu kararınca ihraç edildiğini, tazminat isteminin yerinde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının 15.01.2000 tarihinde yasa dışı örgüt bağlantısı nedeniyle tutuklu kaldığı gün sayısının TİS'de belirlenen 45 günlük süreyi aşması nedeniyle Disiplin Kurulunun Kararına istinaden iş akdinin feshedildiğinin her iki tarafın kabulünde olduğu, işyeri dışındaki bir suç nedeniyle tutuklanma işçinin şahsına ilişkin sebeplerde ortaya çıkan ve işveren için zorlayıcı nedenle haklı fesih olmakla birlikte kıdem tazminatı hakkının olduğu, gerekçesiyle istekler hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı işveren tarafından yapılan fesih sonunda davacı işçinin kıdem tazminatı hakkının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları fesih tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 17/II-e ve 17/III maddeleridir. Sözü edilen hükümlere göre, işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süreyle çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması durumunda işveren tarafından iş akdinin feshi durumunda kıdem tazminatı hakkı doğmaktadır. Ancak işçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi durumunda işveren tarafından iş akdinin haklı olarak feshi söz konusu olacağından işçinin kıdem tazminatı hakkı doğmayacaktır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde: davacı işçinin davalı kurumda çalışmakta iken yasa dışı PKK örgütüyle ilişkilendirilerek 15.01.2000 tarihinde gözaltına alındığı, 26.01.2000 tarihinde tutuklandığı, tutukluluk süresinin 45 günü aşması nedeni ile TİS'nin 50/2 maddesi gereğince 01.03.2000 tarihinde iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Yasa dışı PKK örgütüne üye olan bir kişinin devlete ya da kamuya ait işyerlerinde çalıştırılması düşünülemez. Bu husus yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğidir. Mahkemece, davacının işlediği suçun işyeri dışında olduğu gerekçesi yerinde değildir. TİS 50/6 maddesi uyarınca gerekli inceleme yapılıp ilgili madde kapsamında suç işlediği hususunda kesinleşmiş mahkumiyet kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle kara verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)