(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 24, 25)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşçinin iş sözleşmesini işverenin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusa dokunacak şekilde söz veya davranışları sebebiyle feshedip feshetmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 24 /II-b maddesinde, işverenin işçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini işlemesi, sarkıntılıkta bulunması, işçiye İş K. 24/II-b maddesi uyarınca haklı fesih imkanı verir.
Şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışlar fiilinin işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olması fark doğurmaz. Bu eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi de şart değildir.
İşçinin ya da ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak söz, davranış eyleminin işverenin diğer bir işçisi tarafından gerçekleştirilmesi ise, kural olarak işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkanı vermez. Ancak şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlardan haberdar olan işverenin, eylemin tekrarlanmaması yönünde gerekli önlemleri alması zorunluluğu da işçiyi gözetme borcunun bir gereğidir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 28.3.2006 tarihinde, şirket genel müdürüne gönderdiği e-postalarda doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, etik sınırları aşan hitap tarzı kullandığı, bu nedenle savunma istendiğinde yazılı savunma vermediği, bu davranışların davalının iş disiplinini bozucu ve bağımlılık ilkelerine aykırı olup amirlerini küçük düşürücü nitelikte olması nedeniyle 4857 sayılı İş Yasasının 25/II.b ve e fıkraları uyarınca feshedilmiştir.
Mahkemece, e-posta ile gönderdiği mesajın bir işçinin işverene yöneltilebileceği tarzda bir ifade biçimi olmadığı, kendisinden savunma talep edildiğinde bazen hiç savunma vermediği, savunma verdiğinde de işçi- işveren ilişkisi için uygun olmayan ifade ve hitaplarda bulunduğu gerekçesi ile feshin haklı olduğu kabul edilerek davacının kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı 24.3.2006 da genel müdüre gönderdiği maile merhabalar diye başlamış, siz diye hitap ederek, çalışma koşullarından ve bir kısım yöneticilerden şikayetlerini, sorunlarını, memnuniyetsizliğini dile getirmiştir. Genel Müdür 26.3.2006 günlü aynı yolla gönderdiği yanıtta davacının bu endişelerini sorumlu bir bireyin düşünceleri olarak görüp takdirle karşıladığını ifade etmiştir. Davacı 27.3.2006 günlü ikinci maile bu kez eleştiri ile birlikte sitemlerini belirtmiş, bu konu ile ilgili savunma istendiğinde de " bu konuyla ilgili herhangi bir savunma yazıyorum" diyerek yazılı cevap vermiştir.
4857 Sayılı İş Yasasında haklı fesih nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. 25/II-b bendin de şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlardan bahsedilmektedir. Eleştiri sınırları içinde kalan, şeref ve namusa dokunan hiç bir söz içermeyen davacı maillerinin bu maddeye aykırılık oluşturduğu düşünülemez. 25/II-e bendinin ihlali içinde doğruluk ve bağlılığa uymayan söz ve davranışların olması gerekir. Bir işçinin işyerinde gördüğü her türlü olumsuzlukları işverene bildirmesi işçi-işveren ilişkisi için uygun olmayan bir davranış olarak nitelendirilemez. Aksine görüş Anayasal ifade hürriyetine aykırılık oluşturur. Davacının yazdığı yazılı savunma yapmıyorum ifadesi de haklı fesih için yeterli neden kabul edilemez. Davacının maillerinde kullandığı bazı şık olmayan ifadeler ise haklı değil ancak geçerli fesih nedeni oluşturur. Bu davanın konusu ise haklı feshe bağlı alacaklar olduğundan, belirtilen nedenlerle davacının iş sözleşmesi haklı neden olmadan feshedildiğinden davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.12.2009 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy