(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, tasarruf teşvik nema alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ü. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, davalı işyerinde asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının 14.07.2004- 06.08.2004 tarihleri arasında yıllık izne ayrıldığını, izin bitimi, 07.08.2004 tarihinde işbaşı yapması gerekirken izinsiz ve mazeret bildirmeden işe gelmediğinden iş sözleşmesinin haklı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının, izin bitimi, 07.08.2004 tarihinde mazeretsiz ve izinsiz işe gelmediğigerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürmektedir. İş Hukukunda iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatı ödemesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükü işverene aittir. İşveren, iş akdinin ihbar ve kıdem tazminatı gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini yeterli, objektif delil ve kanıtlarla ispatlamak durumundadır. Davalı işveren, davacı işçinin 07.08.2004 tarihinden itibaren iki gündür bildirimsiz işbaşı yapmadığına dair 11.08.2004 tarihli tek imzalı ve tek tutanak ibraz etmiştir. Tutanakta davacının 07.08.2004 tarihinden itibaren işe gelmediği belirtildiği halde, davalı işveren SSK kayıtlarında davacının çıkışını 05.08.2004 tarihi itibarıyla yapmıştır. Bu durum dosyada mevcut SSK belgelerinden anlaşılmaktadır. İşverenin ibraz ettiği tutanak, işverenin kendi bildirdiği, resmi SSK kayıtları ile çelişmektedir. Çelişkili bu tutanağa itibar edilemez. Kaldı ki tutanak davacı işçiye tebliğ edilmemiştir. Davalı işveren, yazılı bir fesih bildirimi yapmadığı gibi, davacının işe gelmemesi sebeplerini araştırmamış bu konuda başkaca bir delil ve belge ibraz etmemiştir.
Delillerin tartılmasında fesih olgusu kuşkulu kalmaktaysa da davacının işçilik alacağının varlığı tartışmasızdır. Dairemiz böyle durumlar da yerleşik içtihatları gereği işçinin terk sebebinin haklı olduğu sonuna varılmaktadır. Kıdem tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy