(4857 S. K. m. 20, 26)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacı ile tam zamanlı hekim olarak çalışmak üzere iş sözleşmesi yapıldığını, davacının iş sözleşmesi devam etmekte iken sözleşmenin 9.maddesine aykırı olarak başka bir işverene ait işyerinde çalıştığının tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının sözleşmenin 9.maddesine aykırı olarak başka bir işyerinde çalıştığı, ancak bu durumun 4.9.2007 tarihinde davalı işverence öğrenilmesine rağmen fesih bildiriminin 26.9.2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, buna göre 6 iş günlük sürenin geçirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunun 26.maddesinde öngörülen 6 iş günlük ve 1 yıllık hak düşürücü süreler iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi halinde uygulanmaz. Başka bir anlatımla sözü edilen sürelerin geçirilmiş olması feshin haksızlığına yol açarsa da geçerli nedenin varlığına halel getirmez. Belirtmek gerekir ki, feshin haksız olması aynı zamanda geçerli nedene dayanmadığı anlamında değerlendirilemez. Dairemiz uygulamasına göre fesih için geçerli sebebin ortaya öğrenilmesinden itibaren makul bir süre içinde feshin yapılması gerekir. Somut olay bakımından davacı işçinin başka bir işyerinde çalıştığının öğrenildiği 4.9.2007 tarihi ile iş sözleşmesinin feshedildiği 24.9.2007 tarihi arasındaki süre makul bir süredir.
Öte yandan, taraflar arasında imzalanan 15.6.2005 iş sözleşmesinin 9.maddenin 2.fıkrasında işçi; tüm tatil günlerinde, izin günlerinde ve günlük mesai saatleri dışında ücretli veya ücretsiz olarak başka bir işte çalışmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. İşçinin bu hükme aykırı davranması halinde, işçi, en son aylık brüt maaşının 4 katı tutarında cezai şartı, işverene ödeyecektir kuralına yer verilmiştir. İş sözleşmesinin sözü edilen düzenlemesine rağmen davacının başka bir işverene ait işyerinde ücretli olarak çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesine aykırı bu davranışı fesih için geçerli neden teşkil ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Ankara 4. İş Mahkemesinin 30.1.2008 gün ve 885-26 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı(36.80) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575.- TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy