(4046 S. K. Geç. m. 22) (2247 S. K. m. 19)
Dava: Davacı, davalı kuruluşun davacının kamu kurum ve kuruluşlarına nakil isteğinin reddi yönündeki işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı davalı işyerinde 27.1.2000 tarihinde iş mevzuatına geçtiğini davalının özelleştirme kapsamında olduğunu, 4046 sayılı yasanın Ek. 22. maddesi gereğince kamuya nakil hakkı talep ettiğini, 17.1.2006 da bu talebinin davalı tarafından reddedildiğini, idare mahkemesine açtığı davada adli yargıya görevsizlik kararı verildiğini belirterek, kamuya nakil isteğinin reddine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya bakmakla idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Davalı 14.11.2005 tarihinde özelleşmiş, bir başka anlatımla kamu payı %50'nin altına düşmüştür. İptali istenen işlem bu tarihten sonrasına aittir. Hizmet akdin de davacının kapsam dışımı içimi olduğu yazılı olmamakla birlikte davacı gerek idare mahkemesine verdiği temyiz dilekçesinde gerekse davalıya kamuya geçmek için verdiği 16.1.2006 günlü dilekçesinde kapsam içi statüde görev yaptığını belirtmektedir. Hatta sendikalı olduğu da dilekçelerinde yazılıdır. Dosyaya sendika üye kayıt fişi celbedilmelidir. Böyle olunca özelleştirme sonrası kapsam içi olan işçinin davasına bakmakla İş Mahkemesi görevlidir. İşin esasına girilerek 4046 sayılı yasanın 22 ve 406 sayılı davalı ile ilgili yasaya göre kamuya nakil hakkı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir.
Öte yandan aynı konuda adli yargının görevli olduğuna ilişkin kesinleşmemiş bir yargı kararı bulunduğuna göre 2247 sayılı uyuşmazlık mahkemesinin kuruluşu ile ilgili yasanın 19. madde hükümleri işletilmeden aynı konuda aksine bir karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy