(4857 S. K. m. 20) (5521 S. K. m. 1) (2547 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı vakıf üniversitesinde 1997 yılından bu yana yardımcı doçent doktor kadrosunda çalışan davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üniversite vekili, öncelikle görev itirazı ile Vakıf üniversitesi olsa da davacı gibi öğretim üyelerinin devlet kurumlarındaki elemanlarla aynı nitelikte olduğunu, atama tasarrufu ile atandığını, Danıştay'ın emsal kararı bulunduğunu, akademik personelle ilgili uyuşmazlığı idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, idari nitelikte ve belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, işe iade isteyemeyeceğini, ayrıca sözleşmesinin de haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, öğretim üyesi ve hukukçudan alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının iş sözleşmesinin görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ve devamsızlık yapması nedeni ile feshedildiği, davacıya daha önce ihtar verilmemesi nedeni ile görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etme nedeninin gerçekleşmediği, ancak uzun zamandır devamsızlık yaptığı, feshin devamsızlık nedeni ile haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının 1997 yılından bu yana her yıl yenilenen ve en son 01.09.2005-31.08.2006 tarihlerini kapsayan bir yıllık sözleşme ile yardımcı doçent doktor unvanı ile öğretim üyesi olarak çalıştığı, 2006 yılı öğretim başında yeni sözleşme imzalanmadığı, davacının aynı üniversitede öğretim üyesi olan eşinin ölümü nedeni ile bir süre ders verilmediği, özellikle bölüm başkanı öğretim üyesi tanık ile diğer tanıkların beyanına göre öğrencilerin davacı hakkında şikayetçi olmaları üzerine, davalı üniversite yönetimi tarafından davacıya ders verilmediği, ancak sözleşmesinin noter vasıtası ile 05.01.2007 tarihinde yapılan bildirim ile sözleşme imzalanması için aranmasına rağmen bulunamaması, derslere girmemesi, devamsızlık yapması, görevinin başında bulunmaması, öğrenci memnuniyetsizliğine neden olması, eğitime ve kuruma zarar vermesi nedeni ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vakıf üniversitenin mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasa'da belirtilen hükümlere tabi olması, davacının iş sözleşmesi ile çalışma olgusunu ortadan kaldırmaz. Davacı ile davalı üniversite arasında iş ilişkisi bulunmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlıkta iş mahkemesi görevlidir. Ayrıca davacı konumunda bir çalışan ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren yasa hükmü bulunmamaktadır. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun 4584 sayılı yasa ile değişik geçici madde 47. maddesi hükmüne göre yardımcı doçentlik kadrosunda görev yapanlar için çalışma sürelerindeki kısıtlama kaldırılmış olduğundan davacının belirsiz süreli sözleşme ile çalıştığının kabulü gerekir.
Somut uyuşmazlıkta öğretim üyesi olan davacı, iş görme edimini ders vermek sureti ile yerine getirmektedir. Ders vermesi için yönetim tarafından ders programı yapılması ve haftalık veya aylık ders girme saatlerinin belirlenmesi gerekir. Özellikle tanık anlatımlarına göre davalı üniversite yönetiminin davacı için ders programı yapmadığı ve derse girme saatlerini belirlemediği, aksine öğrenci şikayetleri nedeni ile derslere girmemesi gerektiğini söylediği sabittir. Bu durumda davacının devamsızlığı kendisinden kaynaklanan bir olgu değildir. Aksine derslere girmesini istemeyen davalı üniversitenin tutumundan kaynaklanmaktadır. Derslere girilmesini istemeyen davalı üniversitenin, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yaptığı, görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği nedenleri ile feshetmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmaktadır. Davalı işverenin iş sözleşmesinin feshi haksız ve geçersizdir. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 527.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 23.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy