(1475 S. K. m. 14) (625 S. K. m. 32) (818 S. K. m. 325)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile bakiye süreye ait ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.04.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Avukat M.B. ile karşı taraf adına Avukat H.E. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, davalıya ait özel okulda İngilizce öğretmeni olarak 03.09.2001 tarihinde birer yıllık iş sözleşmeleri kapsamında çalışmaya başlamış, son sözleşme 01.09.2004-31.08.2005 tarihleri arasında yürürlükteyken 28.04.2005 tarihinde haklı neden iddialarıyla işverence feshedilmiştir. Davacı işçi açmış olduğu bu davada kıdem tazminatı ile sözleşmenin kalan süresine ait ücret taleplerinde bulunmuş, mahkemece kıdem tazminatı isteği kabul edilmiş, davacının birbirini takip eden sözleşmelerle çalışmış olması sebebiyle sözleşmenin belirsiz süreli hale geldiği gerekçesiyle bakiye süre ücreti isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kararı her iki tarafta temyiz etmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kanıtlanabilmiş değildir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı yönünde vardığı sonuç yerinde olmuştur.
Öte yandan, davacının görev yaptığı dönemde yürürlükte olan 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 32. maddesinde, Özel öğretim kurumlarında çalışan müdür, diğer yönetici ve öğretmenler ile kurumların kurucuları veya kurucular temsilcisi arasında hizmet akdi en az bir yıl süreli olmak kaydıyla yazılı olarak yapılır şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu durumda anılan yasa kapsamında çalışan öğretmenlerle en az bir yıllık süreyle yazılı ve belirli süreli bir iş sözleşmesi yapılması yasal zorunluluktur. Bu durumda 625 Sayılı Yasa'ya uygun olarak yapılan sözleşmeler belirli süreli olma özelliğini korurlar.
Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması bu yöndedir. (Yargıtay 9. HD. 26.12.2007 gün 2007/40105 E, 2007/39251 K, Yargıtay 9. HD. 13.2.2006 gün 2005/21254 E, 2006/3398 K.)
Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin belirsiz süreli olarak değerlendirilmesi sonucu bakiye süreye ait ücret alacağı isteğinin reddi hatalıdır. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporu bu yönde bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, kıdem tazminatı yönünden her iki seçenek de tavan miktarını aşmış olmakla sonuca etkili değilse de, davacının aylık ücreti bir karar verilmeli sonucuna göre bilirkişi raporunun hangi seçeneğinin hükme esas alınacağı tespit olunmalıdır.
Borçlar Kanunu'nun 325. maddesine göre, işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir. Bu konuda gerekli araştırmaya gidilmeli, işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği, ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 625,00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy