(4857 S. K. m. 32, 46)
Dava: Davacı, fazla mesai ücreti, prim alacağı ile hafta tatili alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı ilaç firmasının tıbbi mümessil ve satış elemanı olarak sabit bir işyerine bağlı olmadan, yanında bir işveren yetkilisive amiri bulunmadan kendi insiyatifi ile faaliyetini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Çalışma sistemi prim esasına dayalı olup kotanın tutturulması halinde prime hak kazandığı da ihtilafsızdır. Belirlenen bu hale göre kendi insiyatifi ile çalışan işçinin yine kendi insiyatifi ile fazla mesai yapması ve buna itibar edilmesihayatın olağan akışına ve oluşa uygun düşmemektedir. Böyle olunca fazla mesai isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Dairemizin yerleşmiş uygulaması, 2005/23905 E, 2006/5796 ve 2007/749-9278 Sayılı kararları da bu şekildedir.
3- Davacının 2003 yılı fark prim isteğinin oluştuğuna dair dosyada herhangi bir delil ve veri olmadığı halde anılan yıla ilişkin fark isteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Davacının 2004 yılı satış hedefini 243.782.77 Dolar olarak ve %100.02 yüzdesi ile tutturduğu işe iade dosyasındaki bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Davalının 2004 prim planına göre, anılan bilirkişi raporunda belirlenen rakamlar esas alınarak teknik hesaplama ile 2004 yılı prim miktarının saptanması gerekirken, davacı vekilinin yaptığı hesaplamaya aynen itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir. Bu hesaplama tekniğini bilen bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacınınalması gereken 2004 yılı prim miktarı tesbit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy