(1086 S. K. m. 275, 415)
Dava: Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan ücret farkı ile işyerinde uygulanan 5, 6, 7 dönem toplu iş sözleşmelerinde ön teşhis ve sağlık merkezi sandığı ile spor yardımı maddelerinin yasalara aykırı olduğunun tespitini ve bu düzenlemelere aykırı olarak kesilen tutarın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücret zammının yürürlüğe girmesinden sonra toplu iş sözleşmesi taraflarınca değiştirilemeyeceğini ileri sürerek ücret farkı ile toplu iş sözleşmesine spor yardımı ve ön teşhis tedavi yardım sandığı kesintisi yönünde hükümler konulamayacağını belirterek bu yöndeki hükümlerin geçersizliğinin tespiti ile yapılmış olan kesintilerin iadesi yönünde karar verilmesi isteği ile bu davayı açmıştır.
Davalı işveren davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, deliller toplanmış ve İş Hukuku kürsüsünden bir öğretim görevlisi bir bilirkişiden rapor alınması için gerekli masrafların yatırılması yönünde davacı tarafa kesin süre verilmiş ve süresi içinde gereği yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporu alınması için yapılması gereken masraf, yargılama giderlerinden olup, HUMK'nun 415. maddesinde, re'sen icraen emrolunan işlemin gerektirdiği giderin iki taraftan birinin veya her ikisinin tediye etmesine karar verilir. Tayin edilen süre içinde bu gider yatırılmamış ise ilerde icap edenlerden alınmak şartı ile Devlet Hazinesinden ödenmesine karar verilebilir şeklinde kurala yer verilmiştir. Mahkemece bu yönde işlem yapılabileceğinin göz ardı edilmiş olması hatalıdır.
HUMK'nun 275. maddesinde, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bir bilgi ile çözümü mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği kurala bağlanmıştır. Temyize konu davada, toplu iş sözleşmesine konulan hükümlerin emredici yasalara aykırı olduğunun tespiti ile geçersizliği yönünde bir karar verilmesi de istekler arasındadır. Böyle olunca çözümü genel hukuki bilgiyi gerektiren bu konu da bilirkişiye başvurulması yasal değildir.
Öte yandan işverene karşı aynı nitelikte 82 işçi tarafından dava açıldığı ve bunlardan 25 dosyada bilirkişi masrafları yatırıldığı ve rapor alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aynı nitelikteki dosyaların bilirkişiden dönmesi beklenmeden karar verilmesi de hatalı olmuştur. Davaya konu olan, ücret farkı, spor yardımı ve ön teşhis tedavi yardım sandığı kesintisi yönlerinden, bilirkişi raporu alınan diğer dosyalarda yapılan tespit ve hesaplamaların temyize konu bu dosya açısından da değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Konuyla ilgili olarak, eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy