(4857 S. K. m. 21, 41, 43, 47)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti, bayram hafta ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davalı H. Ö. ve davacı avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.5.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A. Ş. ile karşı taraf adına Avukat Y. K. Y. geldiler. duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyizine gelince:
Davacı vekili mahkeme kararında davacı vekili olarak Hanefi Öztürk ismine yer verilmiş olması sebebiyle hükmün tavzihini talep etmiş, mahkemece dava dilekçesinde ve sonraki aşamalarda davacı avukatı olarak bu isme yer verildiği gerekçesiyle tavzih isteğinin reddine karar verilmiştir. Davacı işçi bahsi geçen red kararını süresi içinde temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan vekaletnamede, davacı vekili olarak G. S. Y. dava için yetki verilmiş, H. Ö. isimli şahsa vekalet verilmemiştir. Yargılama sırasında da böyle bir vekalet verilmediği gibi, tevkil yetkisine dayanılarak yetkilendirme de yapılmamıştır. Böyle olunca gerekçeli kararda davacı avukatı olarak H. Ö. ismine yer verilmesi doğru değildir. Dava dilekçesi ile bir kısım davacı vekili dilekçelerinde bu isme yer verilmiş olması sonuca etkili değildir. Mahkemece tavzih isteğinin kabulü ile H. Ö. isminin karar başlığından çıkarılması gerekirken isteğin reddine dair 24.12.2007 tarihli ek karar hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 550 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy