(4857 S. K. m. 17, 32)
Dava: Taraflar arasındaki, prim alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için12.05.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat G. R. ile karşı taraf adına Avukat G. G. geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi işyerinde 1.2.2003 tarihinde pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını ve 4.8.2005 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdiğini, iş sözleşmesinin 2/b maddesine göre hak kazandığı primlerin ödenmediğini ileri sürerek pirim alacağı ödetilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının işe başlamasının hemen ardından özel bir başarı ortaya koyamaması üzerine 1.3.2003 tarihinde yapılan protokolle 1.2.2003 tarihli iş sözleşmesinin karşılıklı olarak iptal edildiğini, prime hak kazanamadığını savunmuş, öte yandan davacının işvereni anılan alacak kalemi de dahil olmak üzere ibra ettiğini açıklamıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ibra sözleşmesi varlığı tartışmasız olan bir alacağın sona erdirilmesine yönelik olarak düzenlenebileceğinden, bir yandan hak kazanılmadığı ileri sürülürkendiğer yandan ibraname ile borcun sona erdiğinin savunulması çelişkili bir durumdur. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre savunma ile çelişen ibranameye değer verilemez (Yargıtay 9.HD. 27.06.2008 gün 2007/23861 E, 2008/17735 K.). Bu yönüyle mahkemece ibranameye değer verilmemiş olması yerinde olmuştur.
Öte yandan, davalı işverence dosyaya sunulan ve 1.3.2003 tarihinde imzalandığı ileri sürülen protokol altında davacı işçinin imzasının bulunduğu bölümde kalemle 14.2.2005 tarihininyazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı işçi protokolün 14.2.2005 tarihinde düzenlendiğini ileri sürmüş, ancak çalışmaya devam ettiği için protokolünuygulamaya konulmadığını belirtmiştir. Davacının 14.2.2005 tarihinden sonra da iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiği 3.8.2005 tarihine kadar çalıştığı tartışmasız olsa da, davaya konu edilen pirim alacağı 1.2.2003 tarihli iş sözleşmesinden doğmuş olmakla sözü edilen protokol uyarınca 14.2.2005 tarihinden itibaren prime hak kazanılmasına imkan bulunmamaktadır. Belirtmek gerekir ki, taraflar arasında 14.2.2005 tarihinde düzenlenen protokolde davacı işçiye pirim ödeneceği de öngörülmemiştir. Böyle olunca davaya konu pirim alacaklarının 2005 yılı için kıstel yevm usulü 14.2.2005 tarihine kadar hesaplanması gerekirken, 2005 yılının 8 ayı için hesaplamaya gidilmesi hatalı olmuştur. Gerekirse bilirkişiden bu yönde ek hesap raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 625.00TL. Duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy