(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, işyerinde çalışanlara yapılan dağıtımda işveren temsilcilerinin fazla ürün almalarını açıkça söylediğini, çalışanlar tarafından seçilen ürünlerin dağıtım işlerini yapan işyeri temsilcileri tarafından poşetlendiği, bu şartlar altında işverenin rızası hilafına fazla ürün almayı düşünemeyeceği, çıkışta rutin olarak her gün arama yapıldığını, işveren tarafından son derece kötü niyetli yaklaşım ile işçilere tuzak kurulduğu, kıdemi yüksek işçilere tazminat ödememek için bu tür uygulama yapıldığını iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, ileri sürerek ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, işyerinde çalışanlara zaman zaman giyecek yardımı yapıldığını, kargaşa olmaması için her çalışana tek tek ürün dağıtım fişi verildiğini 2 adet spor pantolon ve bir adet ceket dağıtılacağının açıkça yazıldığını, 27.12.2006 tarihinde davacının saat 21:00-21:20 arasında seçim yapıp dağıtıma katılacağının belirtildiğini, davacının fazla dağıtım malzemesi aldığın bildirilmesi üzerinde soyunma odasındaki dolabında 2 adet ceket 4 adet pantolon çıktığını, iş akdinin ahlak ve iyi niyet kuralarına aykırı davranması nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, hırsızlık eyleminden söz edilemeyeceği, davacı açısından böyle bir eylemin manevi unsurunun bulunmadığı, 25/II-h bendinde belirtilen yapmakla ödevli olduğu görevleri yapmama eyleminden söz edilmesinin daha doğru olacağı, önceden yapılmış bir ihtar olmadığı, feshin haklı bir nedene dayanmadığı, ölçülülük ilkesine uyulmadığı kanaati ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin davalı işveren tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı 4857 Sayılı Kanunu 25/II-e maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, ........gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması durumunda işverenin iş akdini haklı olarak derhal feshetme hakkı ortaya çıkmaktadır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde: olayın, davacı işçiye verilen fişte 2 adet spor pantolon ve bir adet ceket alma hakkı bulunduğunun açıkça yazılmasına rağmen soyunma odasındaki dolabında 2 adet ceket 4 adet pantolon çıktığı, davalının almasını istediği adetten fazlasının alındığı şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı işçinin işverenin güvenini kötüye kullandığı sonucuna ulaşılmalıdır. Böyle olunca yukarıda sözü edilen kanun hükümleri uyarınca davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı olması nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy