(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, iş güvencesi tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince;
A) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
B) Davacı 25.07.2001 tarihinde hizmet akdinin TİS deki prosedüre uymadan fesh edildiğini iddia ederek 13.10.2006 tarihinde açtığı dava ile TİS 18. maddede yer alan ...Mahkemece işten çıkartma işleminin geçersiz olduğunun saptanması durumunda işveren işçiyi ... 1 ay içinde eski görev ve işyerine başlatır. İşveren işçiyi mahkeme kararına rağmen işe başlatmazsa ayrıca işçinin 5 aylık giydirilmiş ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödemeyi kabul eder. hükmüne dayanarak feshin geçersizliğinin tespiti ile tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı tarafından süresinde zaman aşımı definde bulunulmuştur.
Mahkemece, zaman aşımı defi reddedilerek 1.943.10YTL iş güvencesi tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
İş yerinde fesih tarihinde yürürlükte olan TİS'in 18/D maddesinin 1 nci paragrafında işten çıkarılmanın kendisine tebliğinden itibaren ilgili mahkemeye başvurarak işten çıkartma işleminin geçersizliğinin saptanmasını isteyebilir dendikten sonra, ikinci paragrafta Mahkemece işten çıkartma işleminin geçersizliğinin saptanması durumunda işveren işçiyi tüm haklarını ödeyerek 1 ay içinde eski görevine başlatır. Başlatmazsa ayrıca 5 aylık giydirilmiş ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödemeyi kabul eder. Mahkeme kararının 3 ay içerisinde sonuçlanması durumunda bu süreye ilişkin boşta geçen tüm özlük haklarını da öder kuralına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere TİS'in bu maddesi ile hukukumuza 4857 sayılı İş Yasası ile getirilen iş güvencesi hükümleri getirilmiştir. Bu nedenle TİS'in bu kural iş güvencesi ve işe iadeden beklenen amaç ve korunan hukuki menfaatler nazara alınarak yorumlanmalıdır.
TİS'in 18 nci maddesinde fesihten itibaren mahkemeye başvurmak için belirli bir süre öngörülmemekle birlikte feshin geçersizliğini tespitten itibaren bir ay içinde eski göreve iade, üç ay boşta geçen süre ücretinin ödenmesi gibi 4857 sayılı Yasa ile paralel hükümlere yer verilmiştir.
İş güvencesi aniden işsiz kalan işçinin belirli bir süre-ki 4857 sayılı yasada bu bir aylık hak düşürücü süredir mahkemeye başvurarak feshin geçersizliği tespit edildiğinde eski işine iadesini amaçlar.
Anılan süre işe iade ve tamamen buna bağlı olarak işine iade edilmemesi halinde hükmedilecek iş güvencesi tazminatı, tazminat ile varılmak istenen amaca uygun makul bir süre olmalıdır. Somut olayda davacı 5 yıldan uzun bir süre bu hakkını kullanmamıştır. Bu durumda artık davacının işsiz kalmaması ve eski işine iadesinde hukuken korunabilir, bir hakkı ve menfaati kalmamıştır. Böyle olunca davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy