(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ilave tediye ve ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Davacı davalı işyerinde TİS kapsamı dışında teknisyen yada tekniker olarak çalıştığını, Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğine göre kendisine ödenen ilave tediye ve ikramiyenin kendi ücreti yerine düşük ücretten hesaplanıp ödendiğini belirterek fark ilave tediye ve ikramiye isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davalı kurumun özelleştirilmesini temin için 2000 yılında kadrolu ve sözleşmeli statüde çalışanlardan isteyenlerin iş mevzuatına geçirildiğini, kimlerin kapsam içi ya da dışı olacaklarına ilişkin yürürlükteki TİS de açıklama olmadığından sendika ile 4.9.2000 de yapılan protokolle kapsam dışı ünvanların belirlendiğini kapsam dışı personelin ücretlerinin işveren tarafından belirleneceğini, TİS de sosyal yardımların ücretten ayrı ödendiğini kapsam dışı personel yönetmeliğindeki sosyal yardımların ise ücretin içinde değerlendirildiğini, aynı ünvan da kapsam içi ve dışı çalışanların toplam ödemelerinde fark olmaması için kapsam dışı personel yönetmeliğine 9.10.2001 de eklenen 15.m ile kapsam içinde yer alan ünvanlar da bulunanlardan çalışma yer ve şartları nedeniyle kapsam dışı tutulan personelin ücrete bağlı olarak yapılan ödemelerinde kapsam içi aynı ünvan ve aynı kıdem dilimi için belirlenen çıplak ücret esas alınır şeklinde düzenlendiği davacıya da söz konusu alacakların bu madde hükmüne uygun olarak ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının Mayıs 2003 ile Eylül 2005 arasına ilişkin anılan alacakları hüküm altına alınmıştır.
Davacının teknisyen yada tekniker ünvanı ile kapsam dışı personel olarak iş mevzuatına geçtiği, anılan alacaklarında kapsam dışı personel yönetmeliğinden kaynaklandığı ihtilafsızdır.
Davacı kamu kurumlarına nakil hakkını elinde tutarak bu protokolden sonra kendi rızası ile iş mevzuatına kapsam dışı personel olarak geçmiştir. İmzaladığı hizmet akdinde ücreti belirlenmiştir. Yine hizmet akdinde hakkında statüsü ile ilgili yönetmeliğin uygulanacağı yazılıdır.
Davacının statüsü ile ilgili yönetmeliğin 85. maddesinde dava konusu ilave tediye ve ikramiyenin çıplak ücreti üzerinden ödeneceği yazılı olmakla birlikte bu yönetmenliğin eki niteliğindeki iş mevzuatına tabi kapsam dışı personelin ücret ve fazla çalışma esaslarına ilişkin yönetmeliğin 15. maddesinde kapsam dışı personele ücrete bağlı olarak yapılan ödemelerde kapsam içi aynı unvan ve aynı kıdem dilimi için belirlenen aylık çıplak ücretin esas alınacağı yazılıdır.
Davacının 15 maddeye aykırı ödeme yapıldığına dair bir itirazı yoktur. İki yıldan fazla anılan ödemelerin bu şekilde itirazı kayıtsız almıştır. Yönetmeliğin 85 ve 15. madde birlikte yürürlükte olmakla davacıya yapılan ödeme yönetmeliklere uygundur. Bu durumda tabi olduğu statüsü nedeniyle hakkında uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre davacıya eksik ödenmiş ilave tediye ve ikramiye alacağı bulunmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Dairemizin kökleşmiş uygulaması ve 27.12.2007 gün ve 2007/41533 Esas 2007/ 39489 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
2- Davacı gelirler takip müdürlüğünde iş mevzuatına tabi kapsam dışı işçi olarak çalıştığını belirterek 13.3.-24.5.2002 dönemlerini kapsayan müfettiş raporuna göre % 5 ilave ücret isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece istek gibi davacının tüm çalışma süresine ait % 5 fazla ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının iş mevzuatına geçtiği hizmet akdinde, çalışma koşullarını düzenleyen kapsam dışı Personel Yönetmenliği ile ücret ve fazla çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelikte yaptığı görev nedeni ile % 5 fazla ücret ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Müfettiş raporunda sözü edilen zam sözleşmeli personele uygulanması önerilen bir zam olup davacı aynı dönemde iş mevzuatına tabi olarak çalıştığından raporda tavsiye edilen zammın kapsamı dışındadır. Böyle olunca anılan fark ücret isteğinin yasal ve akdi dayanağı olmadığından reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy