(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işyerinde yapılan işin ağır sanayi işi olup tehlikeli işler kategorisinde yer aldığını, davacının çeşitli tarihlerde iş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırı hareket etmesi nedeni ile üç defa yazılı olarak ihtar edildiğini, son olarak 2.5.2007 tarihinde 08.00-16.00 vardiyasında vardiya saati sona ermeden saat 15.30'da işini bırakıp 15.45 itibariyle soyunma odasında olduğunun tespit edildiğini, disiplinsiz, iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye düşürücü ve ödevli bulunduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi üzerine iş sözleşmesinin haklı olarak İş Kanunu'nun 25/II-h fıkrası uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 2.5.2007 tarihinde saat 15.30 sıralarında hiçbir geçerli mazeret olmaksızın işini terk ettiği ve 15.45 sıralarında soyunma odasına gittiği, bölüm sorumlusunun uyarılarını dikkate almadığı, hatta bölüm sorumlusuna hoşgörü sınırları içinde kalmayacak şekilde cevaplar verdiği ve uyarıyı dinlemediği, bu suretle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi hükümlerine aykırı hareket ettiği, bu hali ile feshin haklı nedene dayandığı, iş sağlığı ve iş güvenliği kurulu kararı çerçevesinde değerlendirildiğinde de 4. ihtar şartları oluşmakla feshin geçerli nedenlere de aynı zamanda dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu işyerinde 13.10.1995-2.5.2007 tarihleri arasında değerlendirme bölümü boy kesme elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin davalı işverence 2.5.2007 günü 08.00-16.00 vardiyasında, 15.45 sıralarında soyunma odasında görüldüğünün tespit edildiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi uyarınca feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Çevre Kurulunca 23.1.2004 tarihinde alınan kararda iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymayanlara sırasıyla yazılı ihtar, 1 yevmiye kesimi, 3 yevmiye kesimi ve iş sözleşmesinin feshi cezalarının verileceği belirtilmiştir. Davalı işverence davacıya daha önce ilk üç cezanın değişik tarihlerde verildiği, son eylemi nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüştür.
Davacı işçinin işyeri şahsi dosyasında davacıya tebliğ edilip edilmediği anlaşılamayan 2.5.2007 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiği belirtilmiştir. Aynı günlü ve davacıya tebliğ edildiği anlaşılan fesih savunma istemli yazıda ise fabrikamızda mesai saatleri içinde kural olarak çalışma bölümünüzde olmanız gerekmektedir. Ancak sizin bu kurala aykırı olarak 2.5.2007 tarihinde 08.00-16.00 vardiyasında saat 15.45'te işinizi bırakıp soyunma odalarına geldiğiniz tespit edilmiştir. İşyerinin düzeni bütün çalışanların işyeri kurallarına uymasına bağlıdır. İşyerinde çalışma saatleri içinde işiniz bitmiş olsa dahi çalışma bölümünüzü bırakarak izinsiz olarak işi bırakmanız işyeri ve iş güvenliği kurallarına uymamaktadır. İSGÇK Kurulunun vermiş olduğu karar göre yapmış olduğunuz bu davranışınızın uygun olmadığı ve iş akdinizin feshine karar verilmiştir. Aynı zamanda yazılı savunmanızı vermenizi bildiririz ibarelerine yer verilmiştir. Sözü edilen yazı içeriğinden feshe neden gösterilen eylemin davacının vardiyanın bitiminden 15 dakika önce soyunma odasına gitmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının vardiya sorumlusu ile tartıştığı ve kendisini tehdit ettiği fesih nedeni olarak belirtilmemiştir. Fesih nedeni ile bağlı olma kuralı uyarınca davacı ile vardiya sorumlusu arasında geçtiği iddia edilen tartışma sonradan fesih nedeni olarak ileri sürülemez.
Davacının vardiya bitimine 15 dakika kala soyunma odasına gitmiş olmaktan ibaret eyleminin iş sağlığı ve güvenliği kuralları ile ne tür bir ilişkisi olduğu somut bir şekilde ortaya konulmamıştır. Diğer yandan, davacıya önceki eylemleri nedeniyle verildiği ileri sürülen cezalar 11.2.2005, 23.8.2006, 11.10.2006 tarihli olup, fesih nedeni yapılan son davranıştan dolayı verilecek cezanın belirlenmesinde ölçüt olarak kabul edilmeleri doğru değildir. Kaldı ki, davacı daha önce verildiği belirtilen cezaların kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü halde davalı işverence bu hususta herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.
Öte yandan, davacı prostat rahatsızlığı bulunduğunu bu nedenle erken ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiş ve buna ilişkin doktor raporları dosyaya ibraz etmiş, ayrıca çalıştığı makine ile o gün yapılacak işleri bitirdiğini açıklamıştır. Dava konusu işyerinde yaklaşık 12 yıl çalışan davacı işçiye sadece 15 dakika erken işi bıraktığı için iş sözleşmesinin feshi ölçülülük ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Anılan ilke uyarınca eylem ile fesih arasında uygun bir oran bulunması gereklidir. Somut olayda eylem ile fesih arasında adil bir oranın varlığından söz edilemez.
Mevcut maddi ve hukuki olgulara göre feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Bursa 3. İş Mahkemesinin 24.10.2007 gün ve 703-993 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 500.YTL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7) Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oyçokluğuyla 07.07.2008 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının daha önce değişik tarihlerde işyeri kurallarına aykırı davranışları nedeniyle üç kez disiplin cezası aldığı anlaşılmaktadır. Son olarak fesih sebebi yapılan vardiya bitmeden işi bırakması eylemi derhal fesih hakkını oluşturacak ağırlıkta olmamakla beraber daha önce disiplin cezası uygulanan davranışları da dikkate alındığında geçerli fesih sebebi sayılmasını gerektirecek niteliktedir. Bu yön nazara alınarak, iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli nedenle feshedildiği kabul edilmek suretiyle hükmün onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy