(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 46, 47, 57)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin miktarın hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.10.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat O. Ö. ile karşı taraf adına Avukat S. A. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi davalıya ait değişik şantiyelerde, 1996 yılından 31.6.2001 tarihine kadar çalıştığını ve işverence iş bitimi sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinden bulunmuştur.
Davalıişveren, davacının 2.4.2001 tarihinde başka iş bulduğu için işyerinden ayrılması nedenine bağlı olarak işverence sona erdirildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 30.6.2001 tarihine kadar çalıştığı işyerinden, başka bir şantiyede görevlendirilmesi üzerine bu yerde çalışmayı kabul etmemesi sebebiyle ekibi ile birlikte ayrıldığını gerekçesiyle istek konusu tazminatların reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının görev yerinin değiştirildiği ve bu değişikliği kabul etmemesi üzerine işverence iş sözleşmesinin feshedildiği hususu işveren savunmasında dahi yer almamıştır. Davalıişveren davacının başka bir iş bulması sebebiyle işyerinden ayrılmasına bağlı olarak devamsızlık sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Ancak, sözü edilen savunmayı ispata elverişlifesih yazısı ya da devamsızlık tutanakları ibraz edilmemiştir.
Öte yandan, mahkemece anlatımına itibar edilen davalı tanığı davacının Tübitak şantiyesinde görevlendirme işinin ve kabul etmemesinin 2000 yılında gerçekleştiğini açıklamıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarına göre davacı işçi 2.4.2001 tarihine kadar çalıştığına göre mahkeme kararında geçen olay, fesih ile ilgili değildir.
Dosyada mevcut delil durumuna göre, davacı işçinin iş sözleşmesinin 2.4.2001 tarihinde sona erdiği kabul edilmeli ve tazminata hak kazanmayacak şekilde iş sözleşmesinin feshine dair ispat yükü üzerinde olan işverence haklı feshin kanıtlanamadığı sonucuna varılmalıdır. Bu durumda anılan fesih tarihine göre hesaplanacak olan ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat isteklerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 625.00TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy