(4857 S. K. m. 17, 20, 25) (2822 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .............. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve fer'i sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı tarafından kullanılan rapor süresinin, İş Kanununun 17. maddesinde belirlenen ihbar önellerini 6 haftadan fazla aştığı gerekçesiyle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından kullanılan rapor süresinin yasadaki önelleri 6 haftadan fazla aştığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından, davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işveren arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükmü gereğince, feshin, uzun süreli hastalık hallerini düzenleyen 33. madde düzenlemesine aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının, .............. Sendikası üyesi olduğu, adı geçen sendika ile davalı şirket arasında bağıtlanan ve 01.01.2007 - 31.12.2008 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 33/B maddesi gereğince, uzun süreli hastalık halinde, bu iznin 12 aya kadar daha uzatılacağı düzenlenmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 6. maddesinde, toplu iş sözleşmelerinin özerkliği ilkesi kabul edilmiştir. Adı geçen ilkenin, iş sözleşmesinin üzerinde haklar verip yasada belirtilen nisbi emredici hükümlerin üzerinde haklar sunabileceği nazara alındığında, davacının üyesi olduğu sendika ile işveren arasındaki toplu iş sözleşmesinin 33/B hükmünün İş Kanunun 25/I-a maddesinden önce uygulanacağı açıktır. Öte yandan, davacının hastalığının, toplu iş sözleşmesi hükmündeki, uzun süreli hastalık, tanımına uyduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulü ile feshin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu .............. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre .............. YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 16.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy