(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, usulsüz tenkisat tazminatı, kömür yardımı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, iş akdinin haksiz olarak feshedildiğini, ileri sürerek toplu iş sözleşmesi uyarınca iş güvencesi tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, ihbar süresinin söz konusu olmadığını, iş akdini askıya alınmasının haklı nedenle yapıldığını, isteğin yerinde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, feshin haksız olduğu kanaati ile bilirkişi raporu ile belirlenen miktardan indirim yaparak isteği hüküm altına almıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesi uyarınca iş güvencesi tazminatı olarak belirlenen tazminatı almaya hakkı olup olmadığı noktasında toplanmakladır.
Somut olayda, davacı işçinin iş akdinin haksız olarak feshedildiği, davalı iş yerindeki işçi sayısı dikkate alındığında davacının 4857 Sayılı Kanunu 18 ve devamı maddeleri uyarınca işe iade davası açma imkanı bulunmadığı, diğer bir anlatımla iş güvencesi hükümlerinden yararlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Toplu İş Sözleşmesinin 22. maddesindeki koşullar gerçekleştiği için davalı işverenin iş güvencesi tazminatı sorumluluğu ortaya çıkmaktadır. Ancak söz konusu maddenin içeriği iş güvencesi tazminatı niteliğindedir. 4857 Sayılı Yasanın 21. maddesi geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçlarını düzenlemiştir. Anılan madde Mahkemece işe iade kararı verildikten sonra işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatını düzenlemiştir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları uyarınca tazminat oranlarında eşitliğin sağlanması, başka bir anlatımla işgüvencesi kapsamında olan işçilerle, kapsam dışında kalan işçiler arasında benzer hukuki sonuçlara varılması için bu durumlarda 21. maddenin tazminata yönelik hükümleri uygulanmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, toplu iş sözleşmesi uyarınca iş güvencesi tazminatı miktarı belirlenirken 4857 Sayılı Kanunda öngörülen iş güvencesi tazminatı oranlarını geçmeyecek şekilde hüküm altına almaktan ibarettir.
Başka bir anlatımla, hüküm altına alınacak iş güvencesi tazminatı, davacının işyerindeki kıdemi ve fesih nedenine göre 4857 Sayılı Kanunun 21. maddesinde belirtilen en az 4 ve en çok 8 aylık sınırlar içinde olacak şekilde belirlenmelidir. Söz konusu tazminat hüküm altına alınırken bu hususun dikkate alınmamış olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy