(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili davacının, davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin, davalı tarafça, haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacı lehine, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının seramik grup başkanı olarak görev yapan çalışanı evine götürdüğünü ve bunun için şirket aracını kullandığını, aracın yakıtının seramik grup başkanı tarafından karşılandığını, ancak araç tanıtım kartı ile yapılan tespit sonucunda, davacının, tüm yakıt masraflarının davalı şirketten tahsil edilmesini sağlayıp ayrıca başkandan elden para aldığını, bu şekilde, davacının, işverenin güveninin kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ispat yükünü yerine getiremediği, tanıkların bilgilerinin duyuma dayalı olduğu, davacı eyleminin, yakıt giderinin davalı tarafında ödenmesine neden olmak olduğu ancak bunun da fesih nedeni yapılmadığı belirtilerek, davacının işe iadesine, boşta geçen süre ücretine ve işe başlatmama tazminatına hükmedilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacı hakkında Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 23.10.2008 tarihli oturumda, davacının, sanık sıfatı ile savunmasının alındığı ve üzerine atılı suçun güveni kötüye kullanma suçuna tekabül etmesine binaenek savunma hakkı tanındığı, aynı celse kurulan ara kararla, grup başkanı olarak görev yapan B. Z.'nın tanık olarak dinlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı hakkında açılan cezadavasının neticesi beklenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy