(4857 S. K. m. 57)
Dava: Erdal Tuncer adına Avukat Haydar Demir ile Genel İş Sendikası adına Avukat Selçuk Ertan aralarındaki dava hakkında Ankara 1. İş Mahkemesinden verilen 24.4.2008 günlü ve 1052-259 sayılı hüküm, davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sendika bölge şube sekreteri olarak görev yaptığı döneme ilişkin kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığı yıllık ücretli izin talebine ilişkindir.
Davacı, davalı sendikanın bölge sekreteri olarak görev yaptığını, hak etmiş olduğu 2006 yılına ait yıllık izin ücretinin ödenmesi için Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2007/7073 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça takip konusu borcun tamamına itiraz edildiğini, bu nedenle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının görev sırasında sendikaya herhangi bir izin başvurusu olmadığını, bu nedenle görevi sonlanmasından sonra kullanmadığı izin için ücret istemesinin sendika tüzüğü hükümlerine göre mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Sendika Ana Tüzüğü gereğince davacının görevde iken izin başvurusunda bulunması ve bu talebinin sendika yönetim kurulunca reddedilmesi gerektiği, oysa davacının görevde iken böyle bir talepte bulunmadığından kullanılmayan izinlere ait ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, Anayasa ve uluslararası anlaşmalarla dinlenme hakkının dolayısıyla yıllık ücretli izin alacağının güvence altına alındığını, yazılı gerekçe ile davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Dosya kapsamından sendika profesyonel yöneticiliği 31.5.2007 tarihinde sona eren davacının 2006 yılına ait kullanmadığı yıllık ücretli izin karşılı olan izin ücret alacağını talep ettiği halde ödenmediği anlaşılmaktadır. Görev sırasında dava konusu yıllık ücretli izinleri kullanma isteğinde bulunmadığı için istek reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmamakta olup vekâlet akdi niteliğindedir. Bu nedenle uyuşmazlığın 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 45. maddesi ve davalı Sendika Ana Tüzüğünün 65/f bendinin dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Yasanın anılan maddesinde sendika yöneticilerine ilişkin her türlü ödenek yolluk ve tazminatların ve ücretlerin Genel Kurul tarafından kararlaştırılacağı öngörülmüş iken Sendika Tüzüğünün Yönetici Ve Görevlilerin Ücret, Ödenek, Yolluk, Tazminat Ve Sosyal Haklarının 65/f bendinde f-) Sendika organlarında görevli ücretli yöneticiler, otuz işgünü ücretli izin hakkına sahiptirler.
Sendikal çalışmaların yoğunluğu nedeniyle ve Genel Yönetim Kurulunca yıllık ücretli izne çıkması uygun görülmeyen ücretli yöneticiye, kullanmadığı yıllık izninin ücreti ödenir. Şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yıllık ücretli izin konusunda başka bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan madde de izin talep etmeden ve kullanmadan görevden ayrılma durumunda izin ücretinin ödenip ödenmeyeceği konusunda bir kurala yer verilmemiştir. Tüzükteki düzenlemeye göre yıl içinde izin kullanmayan yöneticilerin bu haklarını kaybettikleri kabul edilse bile görevde iken kullanılmayan yıllık ücretli izinlerin karşılığı olan izin ücret alacağının belli koşullarda ödenmesinin kabul edilmesi davalının kullanılmayan izinlerle ilgili iradesini de ortaya koymaktadır. Kısaca görev sırasında belli koşulları taşıyan ücretli yöneticiler kullanmadığı izin karşılığı ücretini alabilmektedir.
Somut olay irdelendiğinde davacının 13.1.2004 tarihinde bölge şube sekreterliği görevine seçildiği, 14.1.2005 tarihinde hak kazandığı, 2004 yılına ait iznini, 2005 yılı Kasım ayında 14.1.2006 tarihinde hak kazandığı izinin Temmuz-Ağustos/2006 aylarında kullandığı, ancak 14.1.2007 tarihinde hak kazandığı 2006 yılına ait izin hakkını da kendi iradesi dışında bölge şubenin genel kurul kararı ile kapatılması sonucu yöneticilik görevi sona erdiğinden kullanamadığı ve görevi sona ermemiş olsa idi, Tüzükte belirtildiği gibi dilekçe ile yıllık ücretli isteyip Genel Yönetim Kurulu kabulü ile yıllık iznini kullanabilecek veya ücretini alabilecektir. Bu durumda davacının hak edip ve o yıl içinde kullanabileceği yıllık izini elinde olmayan nedenlerle kullanamaması sonucu izin ücret alacağına hak kazanamayacağının kabulü hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu itibarla davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy