(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 24, 32, 41, 46, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti, Ücret, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, işveren nezdinde 1.4.2002-22.7.2005 arası uzun yol kamyon şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini çalışma yasalara aykırı koşullarda yürütüldüğü için haklı olarak feshettiğini, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, işçinin kullandığı aracın eski olduğunu, başka firmaların şoförlerinin kendisi ile alay ettiğini söyleyerek işi terk ettiğini, işverenin davacının lüks araçlarla çalışma isteğini yerine getirmek zorunda olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kullandığı aracın eski olmasının işçi sağlığını riske soktuğu anlamını taşımayacağı, işçinin feshinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile söz konusu istekler reddedilmiştir.
İş sözleşmesinin, sözleşmenin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir nedenle işçinin sağlığı ya da yaşayışı için tehlikeli olması nedeniyle, işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 24/I-a bendinde, bu durum işçinin haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir. İşçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik tedbirlerin işveren tarafından alınması ve titizlikle uygulanması gerekir.
Somut olayda davacı, işverenin kullanımına verdiği aracın eski ve bakımsız olduğunu, bu haliyle işçi sağlığı ve iş güvenliğini tehdit ettiğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak sona erdirdiğini iddia etmektedir.
Dosya içeriğinden işyerinde Ankara ve çevre illere çimento nakliyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında dinlenen her iki taraf tanıkları, davacının aracının eski olduğunu, değiştirilmesini işverenden istediğini, kabul edilmeyince işi bıraktığını söylemiştir.
Bu durumda söz konusu araç ve işyerinde keşif yapılarak, uzman bilirkişiden davacının kullanımına verilen aracın işçi sağlığı ve iş güvenliğini tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti istekleri kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya arasında, davacı tarafından sunulan takograf kayıtları bulunmaktadır. Bunlar bilirkişi tarafından incelenmemiştir.
Mahkemece söz konusu kayıtlar uzman bilirkişiye inceletilerek diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu alacaklar konusunda bir karar verilmelidir. Karar bu yönüyle de eksik incelemeye dayanmaktadır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy