(818 S. K. m. 323)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin, davalının apartmanındaki 8 daire ile ilgili işçilik hizmetlerini 2003 yılında günlük 35 TL yevmiye ücreti üzerinden anlaşarak tek başlarına birlikte yaptıklarını ancak davalının, işin karşılığı olan ücreti ödemediğini, bu nedenle müvekkillerinin Pendik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/28 esas sayılı değişik iş dosyasında tespit yaptırdıklarını belirterek ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacıların müvekkilinin binasında 8 ay kadar çalıştıklarını, yapılan işin kötü işçilik olduğunu, yapılan iş karşılığındaki ücretin davacılara ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Mahkememizce toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve Pendik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/28 değişik iş sayılı dosyası ile Pendik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2004/10563 soruşturma, 2005/1085 karar sayılı dosyalan celp edilerek yapılan incelemede, davacıların davalıya ait binada çalıştıkları, belirlenen işleri yaptıklarını ancak almaları gereken ücretleri alamadıklarından dolayı bu davayı açma zorunluluğunun doğduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı taraf davaya cevap verdiği 23/09/2005 tarihli dilekçede davacılara yaptığı işçiliklere ilişkin 18,000,00 YTL ödendiğini iddia etmiş ise de bunu da yasal delillerle ispatlayamamıştır. Yine davalı jandarmaya verdiği 06/01/2005 tarihli ifadede davacılara yaptığı yaptıkları iş karşılığı 17,000,00 YTL ödediğini, beyan etmiş olup, beyanlardan anlaşılacağı üzere ödemeyle ilgili beyanları da çelişkilidir. Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere davalının davacılara yaptıkları iş karşılığı borçlu olduğu toplanan delillere göre bu borcunu ödemediği sabittir. Borç miktarına gelince, davalı kendi imzalı beyanlarıyla davacılara 17,000,00 YTL veya 18,000,00 YTL borçlu olduğunu kabul etmekle ancak bunu ödediğini, iddia etmektedir. Ancak ödeme iddiası mahkememizce yukarıdaki gerekçelerle kabul edilmemiştir. Borç miktarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 16/07/2007 tarihli rapor hükme esas alınmaya uygun görülmüştür. Böylelikle açılan davanın, toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu gözönüne alınarak davacılar H. Ö. ve F. Ö.' in toplam almaları gereken alacağın 21,000,00 YTL olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda;
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir. Dosya içeriğinden, C. Savcılığı huzurunda beyanda bulunan tanıkların, davacıların 7.000 TL alacaklı olduklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Tanıkların bu yöndeki beyanları gözönüne alınarak, mahkemece, davacılar isticvap edilerek, tanıkların C. Savcılığı huzurunda verdikleri toplam alacak miktarına ilişkin beyanlarına karşı diyecekleri sorulmalı, ardından, davalı tarafa delil listesinde yer alan yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy