(2004 S. K. m. 40, 66, 72)
Dava: Davacı, 300 EURO bedelli iki adet bononun iptali ve icra dosyasındaki takibin teminatsız durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1.11.2000 tarihinden itibaren davalı firmada Transport şoförü olarak çalışmaya başladığını, İstanbul 15. Noterliğinin 14.7.2005 tarih ve 11047 yevmiye numaralı fesih ihtarına kadar kesintisiz çalıştığını, davalı firmada kesintisiz çalışmasına rağmen 8.3.2002 tarihinde davalı firmadan çıkış yapıldığını, 10.5.2002 tarihinde tekrar girişi yapıldığını ve 6.4.2005 tarihinde tekrar çıkışı yapılarak davalı P... Nakliyat Turizm San. Tic. A.Ş.ne girişi yapılarak 13.7.2005 tarihinde çıkışı verildiğini, işe girişte müvekkilinden imzalanarak alınan açık senet niteliğindeki teminat senetleri daha sonradan alacaklı firma tarafından takibe konulduğunu, bu sebeple İst. 11. İcra Müdürlüğünün 2006/7645 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin ve takibe mesnet 11.4.2006 vade tarihli 2500 EURO ve 31.10.2005 vade tarihli 300 EURO bedelli iki adet bononun iptali ve icra dosyasındaki takibin teminatsız durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline olan borçlarına karşılık senedin düzenlendiğini, aksi yöndeki iddiaların senetle ispatı gerektiğini ve başkaca delil toplanılmasına muvafakat etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece: ... Dava İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2006/7645 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 2 adet bononun teminat senedi olduğu iddiası ile açılmış menfi tesbit davasıdır.
İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün dosyası içerisinde bulunan senetlerde bedeli nakden alındığı yazılı olup, bu durumda davacının iddialarını aynı güçte yazılı deliller ile ispat etmesi gerekirken bunu yapamadığı gibi, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde tesbit edildiği üzere davaya konu senetlerin usulüne uygun tutulan şirket defterlerinde alacak kaydedildiği görülmekle, savunmayı doğruladığı kanaatine varıldığından ispatlanamayan davanın reddi gerekmiş, ancak kötüniyetin varlığı ispatlanamadığından davalı taraf lehine kötüniyet tazminatı takdir olunmamıştır. Gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir. İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır.
Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu sebeple iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir.
Somut olayda iş sözleşmesi ilişkisi bittikten sonra davacı ile davalı arasında ne şekilde nakten ilişki içerisine girildiği anlaşılamamakta ve bu da davacının iddiasını güçlendirmektedir. Davacının gösterdiği deliller toplanılmalı, tanıkları dinlenilmen, eğer davaya konu senetlerin iş sözleşmesinin başlangıcında alındığı, fesihten sonra tanzim ve vade tarihi doldurulduğu sonucuna varılırsa davanın kabulüne karar verilmelidir. Deliller toplandıktan sonra davacının fesihten sonra davalıdan nakden (borç) para aldığı sonucuna varılırsa şimdiki gibi karar verilmelidir. Eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy