(4857 S. K. m. 57) (2822 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı sekili, davacının, 27.04.1976 tarihinde Van Belediyesinde işe başladığını ve 04.08.2004 tarihinde emekliye ayrıldığını, çalıştığı süre zarfında hak ettiği yıllık izinlerinin çoğunu kullanmadığını belirterek, yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmadığı izninin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davacının 27.04.1976 tarihinden 29.06.1977 tarihine kadar mevsimlik işçi olarak davalı kurumda çalışmasının müteakip 29.06.1977 ve 1134 sayılı encümen kararıyla belediyede müstahdem kadrosuna alındığı, 29.06.1977 tarihinden 24.11.1981 tarihine kadar memur statüsü ile çalıştığı, 24.11.1984 tarihinde işçi statüsüne alındığı ve bu tarihten emekli olduğu 04.08.2004 tarihine kadar işçi statüsü ile davalı belediyede çalıştığı, bu çalışmaları esnasında bazen sendika üyesi olarak bazen de sendika üyesi olmaksızın ve fakat dayanışma aidatı ödemek suretiyle sendikal haklardan yararlandığı, davacının toplam 25 yıl 6 ay 20 gün davalı belediye başkanlığında işçi statüsünde çalıştığı, davalı belediye'de çalıştığı süre, İş Kanunu ve TİS hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davaya kullandırılmayana toplam 233 günün izin ücretinin ödenmemiş olduğu, izin ücretinin hesabında son çıplak ücret esas alınacağından davacının talep edebileceği yıllık izin ücreti miktarı 8.360, 04 TL olacaktır.
Davacı vekili bilirkişi raporuna göre dava dilekçesini ıslah etmiş ve bu hususta gerekli usulü işlemleri yerine getirmiştir.
Hizmet dönemi içerisinde hak kazanılıp da kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı, hizmet akdinin sona ermesiyle birlikte tazminat niteliğindeki ücrete dönüşmekte ve muaccel hale gelmektedir. Talebe konu yıllara ait izinlerin kullandırıldığı yahut ücretlerinin ödendiği davalı kurum tarafından yazılı belgelerle ispatlanamadığı, davacının emeklilik tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşılmış olmakla davacının yıllık izin ücreti alacağının kabulüne karar vermek gerekmiştir," gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenmesi koşuluyla yararlanma da, yasada ifadesini bulmuştur. Dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talep tarihinden itibaren geçerlidir.
Somut olayda davacı yıllık izin ücreti isteğinde bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 1982 yılından itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandığı kabul edilerek anılan alacak belirlenmiştir.
Ancak davacının sendikaya üyelik tarihi 1989 yılıdır. Bu nedenle davacının daha önce toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığının, toplu iş sözleşmesi de dosya içine konulup araştırılarak sonucuna göre gerekirse ek rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy