(2709 S. K. m. 10)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, tıbbi mümessil olarak çalıştığını, sözlü olarak işverence emekliye ayrılmasının istendiğini, birlikte çalıştığı ekibe ödemesi ağustos 2003'te yapılan 2002 yılı için hak ettiği prim alacağının verilmediğini belirterek prim alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, çalışanlara prim verilip verilmemesinin işverenin inisiyatifinde bulunduğunu, davacının 2002 yılı için tahakkuk etmiş prim alacağı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme gereği davalı işverenin tüm koşullar oluşsa da davacıya satış teşvik primi ödeyip ödememe seçeneğini elinde tuttuğu, dosya içeriğinden davacının primi hak edecek satışı yapıp yapmadığının anlaşılamadığı, bir kısım alacakların zamanında tahsil edilememesi nedeniyle taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereği davalı işverenin satış teşvik primi hak etse bile bunu ödememe hakkı bulunduğu gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyize getirilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının içinde bulunduğu ekibe 2002 yılı için prim ödemesi 2003 yılı içinde yapılmıştır. Davacının performansının düşük olduğu da işverence kanıtlanmış değildir. Emsal çalışanlara aynı satış yılı için prim ödenip davacıya prim ödemesi yapılmaması uygulaması ile Anayasanın 10. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesine aykırı davranılmıştır.
Mahkemece işveren kayıtları getirtilerek davacının ilgili yıl için hedef ve satış kota rakamları getirtilmelidir. İşveren tarafından bu kayıtların sunulmaması halinde, davacının emsali olan işçilere yapılmış olan 2002 yılı prim ödemesi miktarları dikkate alınarak davacının talep edebileceği miktar hesaplanmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy