(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacı lehine 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ile 4 aya kadar boşta geçen süre ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının, aynı işyerinde çalışan bir bayan işçinin sık sık yanına giderek rahatsız edip tehdit ettiğini, işyerinde dedikoduların çıkması üzerine durum hakkında tutanak tutularak davacı işçiye ihtar verildiğini, buna rağmen davacının tavırlarının değişmemesi üzerine bayan işçinin şikayet dilekçesi verdiğini, davacının savunması alındıktan sonra yapılan araştırma sonucunda bayan işçinin haklılığının tespit edilerek davacının işine haklı nedenle son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine, davacı lehine, 4 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ile 4 aya kadar ücreti tutarında boşta geçen süre ücretine hükmedilmiştir.
Karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı işveren tarafından iş akdinin haklı ve geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 Sayılı Kanunu 25/II-c-d maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması yada sataşması durumunda işverenin iş akdini bildirim süresine uymaksızın haklı olarak fesih imkanı doğmaktadır.
Somut olayda, yargılama sırasında bilgisine başvurulan tanık anlatımları, tacize uğradığını iddia eden bayan işçinin şikayet dilekçesi ve oluş birlikte değerlendirildiğinde, davacının, aralarında önceye dayalı ilişki olan işçiyi işyerinde rahatsız ettiği ve bu davranışın cinsel taciz mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin, gerekçesiz şekilde kabul hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Yerel Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (43.20) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy