(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 75)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davacının 1987-2001 yılları arasında davalı işyerinde mağazalar satış yetkilisi olarak çalıştığını, davacının emekli olarak işten ayrılmasına karşın kıdem tazminatının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 1987-2001 arası çalıştığını, çalıştığı dönem içinde 20.11.2002 ve 20.5.2003 tarihlerinde 1360 TL ve 4600 Amerikan doları ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacının emekli olduktan sonra, davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği ve yapılan ödemelerin kıdem tazminatına mahsuben olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir. Dosya içeriğinden, davalı tarafın davacının kıdem tazminatının ödendiği olgusuna dayandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığı iddia edilip kayıtlarda ödemelerin hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak yapıldığına ilişkin açıklık yoksa da, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75/ 3 maddesi Hakim davanın her safhasında iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere kendilerini istima ve lazım olan delillerin ibraz ve ikamesini emredebilir hükmünü içermektedir.
Bu durumda mahkemenin, somut olayı aydınlatma yükümlülüğü gereğince, davalıya ait kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak, dosyada mevcut ödemelerin hangi amaçla yapıldığı hususu davacı ve davalı asillere sorularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy