(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 46, 57)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 29.9.2004 günü mesai saatleri içinde görevli A. İ. S. ile tartıştığı, davacının bu kişiyi dövdüğü, sözleşmesinin bu sebeple haklı feshedildiği, bu kişinin davacı ya da kız kardeşini taciz edici davranışta bulunduğunun kanıtlanamadığı, A. İ.'ın savunmasında ve karakol ifadesinde sadece kız kardeşinin işe alınıp alınmadığını sorduğunu, davacının agresif davranıp kendisini dövdüğünü beyan etmesi karşısında, iş müfettişinin somutlaştırılmayan yorumuna katılmanın mümkün olmadığı değerlendirmesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Dosya içeriğine göre, iş sözleşmesi davacının 29.9.2004 tarihinde A. İ. S. isimli işçi ile tartışıp darp etmesi, şirketin prestijini lekeleyen fevri hareketleri sebebiyle 4857 Sayılı yasanın 25/II-d-e maddesi gereği feshedilmiştir.
Davacı savunmasında ve Bölge Çalışma Müdürlüğüne beyanında, işyerine kız kardeşi ile geldiğini, A. İ. S.'nın yanındaki iyi malmış, nereden buldun deyince kız kardeşi olduğunu söylediğini, daha iyi aramızı yap dediğini, kendisinin o gün oradan uzaklaştığını, olay günü yemekhanede bu kişinin yine yanına gelerek kardeşini sebep getirmedin deyince önceki gün söylediklerini hatırlayıp sinirlenerek kavga ettiğini ifade etmiştir.
Olayların gelişimi, hukuki örgü ve olayın akışına göre, davacı ve diğer işçinin daha önceye dayanan bir husumetinin olduğuna ilişkin dosyada bulgu yer almamaktadır. Davacı eylemi ilgili kişinin haksız tahriki ile işlemiştir. A. İ. S.'nın emniyet ifadesi ve işverence yapılan soruşturmadaki beyanından da bu durum anlaşılmaktadır; bu kişi davacının kız kardeşinden tevil yollu söz etmiştir. İşverence iş sözleşmesinin feshi haksızdır. Kaldı ki aynı olay sebebiyle diğer işçinin işten çıkarılmaması da eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder niteliktedir. İhbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy