(4857 S. K. m. 17, 32, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ikramiye, giyim yardımı, ücret farkı, sendikal tazminat ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı, davalı belediyede çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, işveren belediyenin 15.10.2004 tarihli yazısında 2004 yılı içinde çalıştırılmak üzere alınan vize gereğince 15.10.2004 tarihinde iş akdinin, 2005 yılı içinde çalıştırılmak üzere vize alınıncaya kadar, ücretsiz ve izinli olarak iş akdinin askıya alındığını belirttiği, bu tarihten beri işyerinde çalışmadığını, bu şekildeki davacının iş akdinin feshedildiğini, gerçekte davalı işverenin davacının iş akdinin sona erdirdiğini vize durumunun gerekçe gösterilerek iş akitlerinin askıya alınmış olmasının idari bir işlem olduğunu, iş hukuku açısından iş akdinin sona erdirilmesi sebebi olduğunu, davacının sendika temsilcisi olduğu toplu iş sözleşmesi uyarınca 24 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile sendikal tazminat isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davalı belediyenin davacının iş akdini fesih etmediğini, sadece zorunlu olan vize alınma işlemi gerçekleşene kadar iş akdinin askıya alındığını, bu işlemin fesih olmadığını, askıya alma işlemini fesih işlemi gibi algılayıp bu davayı açan davacının değerlendirme ve yorumlarının gerçek dışı olduğunu, tazminat talep hakkının bulunmadığını, savunmuştur.
Mahkemece, davacının işine vize süresinin bitmesi gerekçe gösterilerek son verilmiş ise de, bu hali ile iş akdinin haksız, tek taraflı ve bildirimsiz olarak feshedildiği, davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile toplu iş sözleşmesi uyarınca sendikal tazminat hakkının olduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin davalı tarafça feshedilip edilmediği, yapılan askı işleminin fesih olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya arasında bulunan 15.10.2004 tarihli yazı ile, 2004 yılı içinde çalıştırılmak üzere alınan vize gereğince 15.10.2004 günü iş akdinin 2005 yılı içerisinde çalıştırılmak üzere vize alınıncaya kadar ücretsiz izinli olarak iş akdinin askıya alındığı belirtilmiştir. Daha sonra 15.02.2005 tarihli Valilik Makamının oluru ile vize alınmış, kaymakamlık tarafından gönderilen vize cetveline ilişkin yazı da 08.03.2005 tarihinde belediye başkanı tarafından havale edilmiştir. Encümen tarafından 22.04.2005 tarihinde alınan karar uyarınca da davacı işçiye üç gün içerisinde işe başlaması 27.04.2005 tarihinde tebliğ edildiği halde işe başlamadığı, daha önce bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçinin iş akdi önceki yıllarda da vize sebebi ile askıya alınmış, vize sonrası tekrar işe başlatılmıştır.
Dosyadaki deliler birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, davalı işveren tarafından iş akdinin feshine yönelik bir iradenin olmadığı davacı işçinin de daha önceleri vize nedeni ile iş akdinin askıya alınıp, vize sonrası işe çağırıyı kabul edip işe devam etmekle yapılan askı işlemini fesih olarak kabul etmediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda davalı işveren tarafından 15.10.2004 tarihli son askı işlemi fesih olarak kabul edilemez.
Mahkemece, işveren tarafından yapılan bir fesih olmamasına rağmen feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı ile toplu iş sözleşmesi uyarınca sendikal tazminat isteklerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy