(4857 S. K. m. 17, 32, 41)
Dava: Davacı ve karşı davalı ihbar tazminatı ile zarar karşılığının, davalı ve karşı davacı ödenmeyen prim, ücret ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı da hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 8.12.2005 harç havale tarihli dava dilekçesi ile davalı işçinin istifa ederek işten ayrıldığını ve diğer davalı işveren nezdinde çalışmaya başladığını belirterek, ihbar tazminatı ve maddi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, davalı karşı davacı işçi tarafından açılan karşı dava ile ücret, prim ve fazla çalışma ücreti talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece, Celp ve ibraz olunan belgeler cevabi yazılar, dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmesi, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya muhtevasından davalı işçinin davacı işyerinde 1.1.2005-9.9.2005 tarihleri arasında 8 ay 9 gün süre ile çalıştığı, iş akdine istifa sureti ile son verdiği ve istifa dilekçesinde 1.1.2005 tarihinde başladığı aktif kozmetik departmanı La Roche Posay markasındaki bölge sorumlusu görevinden ayrıldığını gereğinin yapılmasını arz ettiğini beyan etmiş olmakla bunun bir istifa niteliğinde olduğundan artık davacı işverenin ihbar tazminatı isteme hakkının bulunduğu, davacı şirket davalı işçinin ayrılması ile birlikte ciro kaybına uğradığın ve zarara uğradığını belirtmiş ancak davalı işçinin yerine alındığı iddia edilen kişinin davalı işçinin yaptığı işi yaptığı ve davalının çıkışından evvel işe alındığı, bir işyerinin satış cirosunun azalmasının bir kişinin işten ayrılması ile tek başına izah edebilecek bir durum olmadığından davacı işverenin bir zarar alacağının bulunmadığı, davalı işçinin davacı işyerinden ayrılmasından 4 gün sonra 13.9.2005 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı, davacı işverenin gerek davalı işçiye ve gerekse diğer davalı yeni işverene 14.9.2005 tarihli ihtarname ile ihtarda bulunduğu ve 16.9.2005 tarihinde her iki davalıya da tebliğ edilmiş olduğu, işçinin yeni işverence çalıştırılmaya devam etmesi ve çalışmasının pazarlamakta olduğu ürünün bir başka şirketçe devir alınması sebebiyle dava ikamesinden sonra yeni şirkette devir olduğu böylece davacı işverenin davalı işçiyle çalışmaya devam ettiği anlaşıldığından ihbar tazminatından davalı işçi ile birlikte sorumlu olduğu,
Davalı - karşı davacı işçiye SSK çıkışına göre 2005 Eylül ayı için 29 günlük ücret tahakkuk ettirildiği, celbedilen banka kayıtlarına göre yapılan bir ödeme bulunmadığından davalı karşı davacı işçinin 9 günlük ücret alacağının bulunduğu, prim alacaklarının ise ücret bordrolarında ücretlere eklenmek suretiyle ve primlerin o ayın satış durumuna göre takip eden ayda ödenmesi nedeniyle davacının ücret bordrolarındaki tahakkuk ve bu tahakkuka göre Haziran 2005 prim alacağının Temmuz 2005 ücret bordrosuyla, Temmuz 2005 prim alacağını Ağustos 2005 ücretleriyle birlikte ödendiği, Ağustos 2005 çalışma sına ilişkin prim alacağının ödenmediği, Eylül ayının tamamında çalışmadığından bu ay için prime hak kazanmadığı, davacı işverenin beyanı, iş akdi ve tanık anlatımlarından davalı - karşı davacının bölge sorumlusu olarak çalıştığı, ilaç mümessilleri bakımından Yüksek Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gözetilerek davalı-karşı davacının fazla mesai alacağının bulunmadığından asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle davacı karşı davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü ile davalılardan tahsiline, davacı karşı davalının maddi tazminat talebinin reddine, davalı karşı davacının ücret ve prim alacağı talebinin kabulüne, fazla çalışma ücreti talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davalı Anadolu Emek Ecza Deposu Tic. A.Ş. aleyhine ihbar tazminatına hükmedilmişse de, dosya içeriğinden adı geçen davalının, diğer davalıyı ikna etmek sureti ile işten ayrılmasına neden olduğu konusunda bilgi bulunmamaktadır.
Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, yeni işverenin ihbar tazminatından sorumlu olabilmesi için işçiyi ikna etmek sureti ile işten ayrılmasına neden olması gerekmektedir. Salt işçinin yeni işveren bünyesinde işe girmiş olması ihbar tazminatından sorumlu olmasını gerektirmez. Yeni işverenin ihtar edilerek durumdan haberdar edilmesi de yeterli değildir. Bu nedenle adı geçen davalı hakkındaki ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalı ile birlikte dayanışmalı olarak sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy