(1475 S. K. m. 14) (4046 S. K. m. 22) (406 S. K. Ek m. 29)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacının iş mevzuatına girerken imzaladığı 2. tip iş sözleşmesinin başlığı kamuya nakil hakkını saklı tutan personele ilişkindir. Sözleşmenin 9. maddesi taraflara bir başka anlatımla, davacıya kamuya nakil talebi işverene ise kamuya gönderme hakkı tanımıştır. Davacının akit gereğince kamuya nakledilmesi sözleşmeye uygundur.
Öte yandan 4046 Özelleştirme Uygulamaları yasasının 22, davalı ile ilgili 406 sayılı telgraf ve telefon kanununun 5189 yasa ile değişik ek 29. maddesinde başka kurum ve kuruluşlarına nakledilen 4857 sayılı iş kanununa tabi kapsamdışı personele iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmeyeceği yazılıdır. Böyle olunca davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
DÖRDÜNCÜ İŞ MAHKEMESİ
ESAS: 2007-503
KARAR: 2008/374
TARİH: 27.05.2005
DAVA: Davacı vekili 12.07.2007 harç tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin 24.06.1993 tarihinde Ankara Posta işleme merkezinde işçi statüsünde çalışmaya başladığını, 06.01.1997 tarihine kadar şirket bünyesinde işçi olarak çalışmasını sürdüren müvekkilinin 399 sayılı KHK'ya tabi kamu personeli statüsüne geçerek çalışmasına devam ettiğini, davalı şirketteki % 55 oranındaki kamu payının özelleştirilmesi işlemin sonrası müvekkili ile davalı şirket arasında 03.04.2006 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını bu sözleşme ile davalı şirketin emrinde çalışmasını sürdüren müvekkilinin şirket tarafından resen tesis edilen Mart 2007 tarihli bir işlemle hizmetine ihtiyaç duyulmadığını gerekçesi ile 406 sayılı yasanın ek 29.cu ve 4046 sayılı yasanın 22 maddesi hükümleri doğrultusunda bir kamu kurumuna nakledilmek üzere isminin devlet personel başkanlığına bildirildiğini ve 20.05.2007 tarihi itibariyle iş akdinin feshedilerek fesih sonrası müvekkilinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Nezdinde çalışmasına devam ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten en son 1.420,00 YTL maaş aldığını, davalı şirkete geçen çalışması karşılığı almaya hak kazandığı kıdem tazminatının kendisine ödenmediğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 YTL kıdem tazminatının 20.05.2007 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat hesabı faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde 4620 sayılı kanunun ek 29 maddesinde, 4046 sayılı kanunun 22. maddesi uyarınca özleştirme fonunda karşılanması öngörülen ödemelerin Hazine tarafından karşılanır ve kapsam dışı personelden nakil hakkında vazgeçenler hakkında 4046 sayılı kanunun 22. maddesinin 4. fıkrasının uygulanmasındaki süreler yazılı olarak beyanda bulunanlar için beyan tarihinden, hizmetine ihtiyaç bulunmayanlar ise kararın kendilerine tebliğ tarihinden başlayarak 10 gün olarak esas alınır. Başka kamu ve kuruluşuna nakledilen 4857 sayılı iş kanununa tabi kapsam dışı personeli ve hisse devir tarihinden itibaren en geç 5 yıl içerisinde iş sözleşmesi sona eren ve Devlet Personel Başkanlığına bildirimi yapılan personele iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. 4046 sayılı kanunun 22.maddesi ise nakil hakkına sahip olarak iş kanunlarına tabi çalışmakta iken özleştirme uygulamaları nedeniyle istihdam fazlası personel olarak belirlenenlerden kararın kendilerine tebliğ tarihinden başlayarak 10 gün içinde nakil hakkından vazgeçtiğini beyan edenlerin iş sözleşmeleri feshedilmiş sayılır ve bunların ihbar ve kıdem tazminatları özleştirme fonundan karşılanır hükümlerin yer aldığını, şirketin yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında ve 2007 yılı hedefleri ve istihdam politikaları çerçevesinde ikinci tip sözleşme imzalayan personelin bazılarının kamuya bildirilmelerinin icra kurulunca onandığını ve bu doğrultuda işlem yapıldığını, davacının Devlet Personel Dairesine ismin bildirilmesinden itibaren 90 gün şirkete fiilen çalışmasının sağlandığını davacıya herhangi bir tazminat ödenmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesinin istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava hizmet akdinden kaynaklanan kıdem tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıya ait SSK ve işyeri şahsi sicil dosyaları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.
Davacının davalıya ait işyerinde başlangıçta SSK'ya tabi işçi statüsünde, devamla 399 sayılı kanun hükmünde kararnameye tabi sözleşmeli personel olarak ve 03.04.2006 tarihinde 4857 sayılı Yasaya Tabi kapsam dışı statüde çalıştığı, davalı şirkete 22.03.2007 tarihinde verdiği dilekçesinde kamu kurumlarına nakle tabi tutulmak istemediğini bildirdiği davalı kurumun isteği üzerine 13.03.2007 tarihli adres bildirme formu sunduğu ancak ayasal haklarını saklı tuttuğu, 13.03.2007 tarihli yazıda davacıya isminin Devlet Personel Başkanlığına bildirileceğinin tebliğ edildiği, ancak davacının davalı şirkete çalışma isteğini 22.03.2007 tarihli yazı ile bildirdiği, bu nedenlerle davacının naklen tayininin davacının serbest iradesi ve istediği ile gerçekleştiğinin düşünülemeyeceği anlaşılmıştır.
Yargıtay 9. hukuk dairesinin 11.04.2006 gün 2006/8166 esas ve 2006/9433 karar sayılı ilamında özetle özelleştirilen işyerinde kapsam dışı statüde çalışan işçinin kendi isteği ile kamu kurumlarına atanması halinde kıdem tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmayacağı bu durumda davacı işçinin imzasını taşıyan ve nakil talep eden bir yazının bulunup bulunmadığının araştırılması gereğine değinilmiştir.
Davacının kendi isteği dışında davalı şirket tarafından resen kamu kurumuna atanmak üzere isminin Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesi ve akabinde de Sanayi ve Ticaret Bakanlığında göreve başlaması nedeniyle iş akdinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği bu durumda davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda usul ve yasaya uygun hesaplandığı belirlenen miktara göre ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
Davanın 26.03.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda gösterilen miktara göre ve taleple bağlı kalınarak kabulüne,
2.000,00 YTL kıdem tazminatının 20.05.2007 akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin saklı tutulmasına,
Alınması gereken 108,00 YTL harçtan peşin olarak alınan 27,00 YTL harcın mahsubu ile bakiye 91,00 YTL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Davacı yararına takdir olunan 500,00 YTL avukatlık ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 186,20 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine dair verilen karar taraf vekillerinin yüzünde 8 günlük süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere açıktan okunup usulen anlatıldı. 27.05.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy