(2821 S. K. m. 31)
Dava: H. D. adına Avukat Esra Başbakkal ile Nova Kalıp Sanayi A.Ş. adına Avukat Ergün Karadayı aralarındaki dava hakkında Eskişehir İş Mahkemesinden verilen 26.6.2008 günlü ve 1075-821 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işyerinde 1.7.1998-15.12.2000 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından ekonomik gerekçelerle fesih edildiğini, fesih sebebinin gerçeği yansıtmadığını, gerçekte kendisi dahil sendikaya üye olan 90 işçinin işten çıkartılarak yerlerine sendikasız yeni işçiler alındığını belirterek 400,00 YTL. sendikal tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin sendikal nedenle fesih edilmediğini, aksine işçilerin istedikleri sendikaya üye olmalarını kendilerinin teşvik ettiğini, 2000 yılında ekonominin çok kötü olması ve daha da kötüye gitmesi nedeniyle siparişlerin azaldığı, makinelerin atıl hale geldiği ve bunun üzerine bir kısım makinelerin satılmak zorunda kalındığı, sonra da zorunlu olarak işçi çıkartıldığını, davacının iş akdinin fesih edilip her türlü hak ve alacağının ödendiğini ibraname verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı ve yaklaşık 90 arkadaşının işyerinde sendikal faaliyetlerde bulunmaları nedeni ile davalı tarafından işten çıkartıldıkları dosya kapsamı ile sabit olduğundan işverenin ekonomik kriz nedeniyle işten çıkartılma olduğunu savunmasına itibar edilmediği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı, davacının iş akdine son verildiği dönemde ekonomik kriz nedeniyle kritik görevlerde bulanan işçiler dışında sendikalı sendikasız ayrımı yapılmaksızın birçok işçinin iş akdine son verildiğini, üretim makinelerinin birçoğunun satıldığını bunlara ilişkin dosyadaki belgeler dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya, içtihatlara aykırı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
Dava, 2821 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince sendikal tazminat istemine ilişkin olup işverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31. maddesinin 3. fıkrasında "İşverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz." kuralı getirilmiştir. Yine aynı maddenin son fıkrasında "İşverenin üçüncü ve beşinci fıkra hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, işçinin ücretinin bir yıllık tutarından az olmamak üzere bir tazminata hükmedilir." Şeklindeki düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeler sendikaya üye olup olmama özürlüğünün güvencesi, diğer bir deyişle sendikal nedenle işverenin işçiye karşı farklı davranmasının en önemlisi işten çıkarmanın yaptırımı niteliğindedir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda davacı, sendika üyesi iken diğer sendika üyesi işçilerle birlikte işten çıkartıldığı ve yerine sendikasız yeni işçi alındığı, bunun sendikal nedene dayanan bir fesih olduğunu iddia ederek sendikal tazminat talep etmiş ise de 2000 yılında ülke genelinde yaşanan ekonomik krizin varlığı tartışmasız olup olumsuz ekonomik durumdan herkesin etkilendiği bir gerçektir. Fesih tarihinde işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi bulunduğundan işçilerin toplu iş sözleşmesiz veya sendikasız kalmaları söz konusu değildir. Kaldı ki, işverenin sendikalı sendikasız ayrımı yaparak iş sözleşmelerini fesih ettiğine dair bir bulgu yoktur. İşverenin sendikalı sendikasız ayrımı yaparak ekonomik krizde öncelikle sendika üyelerin iş sözleşmesinin fesih etmesi tazminatı gerektiren hallerden olsa bile bunun davacı işçi tarafından somut olgularla kanıtlanması gerekir. İş akdinin feshine ilişkin maddi olguların kronolojik sıralaması, sunulan deliller iddiasını ispatlamaya yeterli değildir. İş sözleşmesinin feshinde sendikal nedenin varlığı kanıtlanmadığı gibi fesih tarihinden yaklaşık 7 yıl sonra iş bu davanın açıldığı da dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy