(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla mesai ve izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin 11.06.2007 gün 31816-18302 E-K sayılı ilamı ile “….izin defteri ve izin dilekçeleri değerlendirilmeden yıllık izin ücretinin hesaplanması hatalıdır….” denilerek izin ücretinin kabulüne ilişkin yerel mahkemenin kararı bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bozma öncesindeki gibi karar verilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yıllık 31 gün üzerinden 403 gün izin hakkı bulunduğu,askerlik sonrası akdin başlangıç ve sona eriş tarihine göre 2005 yılı içinde izin hakkı olduğu,davalı tarafça sunulan yıllık izin belgeleri ve 2005 yılındaki izin süresini içermeyen işverenin çizelgesinin eksik ve yetersiz olduğu, bozma öncesi raporundaki hesaplamaların değiştirilmesini gerektirecek yeni bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilmiş ancak bu itirazları mahkeme gerekçesinde değerlendirilmemiştir.
Somut olayda davacının davalı işyerinde çalıştığı süre yönünden taraflar arasında ihtilaf mevcut olmayıp askerlik öncesi ve sonrası olmak üzere toplam 12 yıl 7 ay 20 gün çalışmıştır. Davacı askerlik dönüşü işyerinde 8 yıl 2ay 14 gün çalışmış olup işverence sunulan çizelgede yıllık 31 gün üzerinden toplam 372 gün izin hakkı bulunduğu gösterildiği gibi askerlik sonrasında da 8 kez izne hak kazandığı belirtilmiştir.2005 yılı için tabloda izin hakkının gösterilmemiş olmasının sonuca etkisi bulunmadığı gibi 1997 de henüz bir yıllık çalışma süresini doldurmadan işverenin izin kullandırmış olmasının da bir etkisi olmayacaktır. İşveren davacının kullandığı izin günlerini yıllar itibariyle yıllık ücretli izin defterinde göstermiş, izinden döndükten sonra da izinlerini kullandığını belirtir davacı tarafından imzalı izin dilekçeleri almıştır.(örneğin 1993 1994,1995 gibi) Buna göre davacının işe giriş çıkış tarihleri yani davalı işyerinde fiilen çalıştığı toplam süre ve yıllık izne hak kazandığı toplam gün sayısı dikkate alınarak kuşkuya yer vermeyecek şekilde dosyada mevcut davacı tarafından imzalı yıllık izin defteri ve izin dilekçeleri değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)