(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile fark ücret alacaklarını ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi S. Tok tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı, davalının ekonomik nedenler ileri sürmekle birlikte gerçekte Toplu İş Sözleşmesini devre dışı bırakmak ve düşük ücretle çalıştırmak için, 1.4.2002 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödeyerek hizmet sözleşmesine son verilmiş; 2.4.2002-31.10.2002 dönemi alt işveren işçisi olarak çalışmış ve 1.11.2002 tarihinde tekrar davalı işçisi olmuş gibi gösterildiğini; işe giriş tarihi ile yaşlılık aylığına hak kazanma tarihi arasında aralıksız aynı işyerinde aynı işi yaparak çalıştığı halde söz konusu altı aylık alt işveren döneminde ücretinin düşürüldüğünü ve TİS zamlarının uygulanmadığını, bir kısım hakların verilmediğini ve 2002 yılına ait yıllık iznini kullanmadığını ileri sürerek, ücret farkı, kıdem tazminatı farkı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 2002 yılında ekonomik kriz vb. nedenle belli sayıda işçi çıkarılmasına karar verildiğini, işçilerin kendi aralarında anlaşarak kimin çıkacağına karar verdiklerini, bu nedenle 1.4.2002 tarihinde davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek koşuluyla iş sözleşmesinin feshini kendisinin istediğini, zorlama ve baskı olmadığını, ev araba almak için kıdem tazminatlarına bir an önce kavuşmak isteyen davacı gibi işçilerin bu istekte bulunduklarını; kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini; daha düşük ücretle genç ve verimli işçi almak yerine 18-20 yıllık birlikte çalışmışlığın verdiği samimiyetle davacının yeniden işe alındığını, her iki dönem de fesihten sonra davacının tazminatları ile işçilik haklarının ödendiğini ve ibraname bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalı işyerinde çalışırken iş akdi sona erdirilerek alt işveren işçisi olarak ve ücreti düşürülerek çalıştırılmaya başlandığı, bir süre aynı işinde alt işveren işçisi olarak çalıştıktan sonra yine düşük ücretle ve aynı işinde devamlı asıl işveren işçisi olarak iş aktinin sona erdiği tarihe kadar çalıştırıldığı; bu işlemlerin İş kanunundaki düzenlemelere ve hukuka aykırı olarak davacının ücretinin düşürülmesi amacıyla yapılmış uygulamalar olduğu kanaatine varıldığından söz edilerek isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller; SSK dosyası, bir kısım ücret bordroları, işten ayrılma istemini içeren dilekçeler ve ibranameler, tanık beyanları, Yargıtay kararları, Toplu İş Sözleşmeleri ve bilirkişi incelemesidir.
Toplanan delillere göre; davacı .....................tarihinde işe girmiş; 29.3.2002 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek koşuluyla işten ayrılmak istediğine dair dilekçesi üzerine 1.4.2002 tarihinde anılan tazminatlar ödenerek iş sözleşmesi feshedilmiş; 2.4.2002-31.10.2002 arası kayden dava dışı Nüme Ltd. Şti. işçisi; 1.11.2002 ...............tarihleri arasında da davalı işveren işçisi olarak çalışmış ve iş sözleşmesi davacının yaşlılık aylığına hak kazanması nedeniyle son bulmuştur.
Davacının ilk işe giriş tarihi ile yaşlılık aylığına hak kazanması nedeniyle iş sözleşmesinin bozulduğu tarihe kadar aralıksız aynı işyerinde aynı işi yaptığı hususu çekişmesizdir.
Ücretin düşürüldüğü 2.4.2002-31.10.2002 dönemi de davacının gerçek işvereninin davalı olduğu Nisan 2002 ücret bordrosu ve diğer delillerden anlaşılmaktadır.
29.3.2002 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek koşuluyla iş sözleşmesinin feshi istemi ile tarihsiz 1.4.2002'ye kadar olan kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik haklarına ilişkin ibranamenin davacı tarafından imzalandığı açıktır.
Davacı, yaşlılık aylığına hak kazanmaya az bir süre kalması, ekonomik krizde iş bulma zorluğu, işverenin daha sonra eski yüksek ücretle kadroya alacağına söz vermesi gibi nedenlerle baskı ve müzayaka altında fesih yazısı ve ibraname imzaladığını ileri sürmüş ise de; dava dilekçesi içeriği ve istem şekline göre; davacı da 1.4.2002 günü o tarihe kadar olan iş sözleşmesinin sona ermiş olduğunu kabul etmektedir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, ihbar tazminatı ödenerek fesih halinde önceki dönem hizmet sözleşmesinin sona erdiği kabul edilmektedir.
Bu durumda ...................... tarihinde başlayan iş sözleşmesinin 1.4.2002 tarihinde son bulduğunu kabul etmek gerekir.
Ancak, 2.4.2002-31.10.2002 tarihleri arasında davacının işvereninin dava dışı Nüme şirketi değil, davalı olduğu da açıktır.
Bu dönemde davacı ile davalı arasında yeni bir iş sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmelidir.
Sendikalar Kanunu 24/son maddesine göre anılan dönem davacının sendika üyeliği devam etmektedir.
Davacının yeni iş sözleşmesi 2.4.2002 tarihinde başlamıştır. Bu tarihte, 8.11.2000 tarihinde imzalanmış olan 1.9.2000-31.8.2002 tarihlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi yürürlüktedir. Takip eden dönem Toplu İş Sözleşmesi 17.12.2002 tarihinde imzalanmıştır.
2.4.2002-31.10.2002 dönemi için çözümlenmesi gereken sorun, davacının 2.4.2002 yeni iş sözleşmesine göre aldığı ücrete yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmeleri hükümleri uyarınca gerekli zamların uygulanıp uygulanmadığıdır.
Yeni iş sözleşmesi döneminde ücret zamları Toplu İş sözleşmelerindeki dönemlerde eksiksiz uygulanmış ise, artık davacı fark isteminde bulunamaz.
2.4.2002 tarihindeki ücrete uygulanacak ilk zam 1.9.2002'de yürürlüğe girmektedir..
2003 ve sonrası için tüm bordrolar sunulmuş olup; Mart ve Eylül aylarında ücrete zam yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, saptanacak konu; 2.4.2002 tarihinde belirlenen ücrete 1.9.2002 tarihinde Toplu İş Sözleşmesi zammının uygulanıp uygulanmadığıdır.
Çekişmeli dönem için sadece Nisan 2002 bordrosu sunulmuş olup; bu bordrodaki ücret ile bilirkişi raporunun 2.4.2002- 30.9.2002 tarihleri arasındaki dönemi iddia ve iddiayı kabul eden savunma ile çelişiktir.
Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarına dayanak endeks oranları Devlet İstatistik Enstitüsünden sorulmamış, yanıtları dosyaya eklenmemiştir.
Öncelikle 2.4.2002-31.10.2002 dönemi ücret bordroları eksiksiz dosyaya getirtilmeli; davacı ve davalıdan açıklama alınmalı ve Devlet İstatistik Enstitüsünden gerekli araştırma yapılmalıdır.
2.4.2002 tarihindeki ücrete, Toplu İş Sözleşmesi uyarınca 1.9.2002'de zam yapılmış ve sonraki zamlar da sözleşmeye uygun oranlarda uygulanmış ise fark istekleri reddedilmeli; 1.9.2002'de zam yapılmamış ise hesaplanmalı ve o tarihteki ücret belirlenmeli ve sonraki dönem zamları da uygulanarak yaşlılık aylığına hak kazanma tarihindeki ücret belirlenmelidir. Eksik araştırma inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2- Davacının ilk iş sözleşmesi dönemi kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek 1.4.2002'de tasfiye edilmiş ve davacı 3.4.2002 tarihli ibranamede o tarihe kadar olan sözleşme yıllık izin ücretlerini aldığını kabul etmiştir. Bu nedenle anılan dönem, yıllık izin süresi hesabında nazara alınamaz. Davacı, 2.4.2002 tarihinde başlayan ve yaşlılık aylığına hak kazanma ile son bulan ikinci iş sözleşmesi döneminde artan süreye göre yeni bir yıllık izne hak kazanmadığından göre yıllık izin isteğinin de reddi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy