(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21, 41, 44, 46, 68)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta, bayram genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafımdan temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı hafta, genel ve bayram tatillerinde çalıştığını ve her gün en az 2 saatten az olmamak üzere fazla mesai yaptığını iddia etmiş bu konuda tek tanık dinletmiştir. Davalı işveren ise, zamanaşımı itirazı yanında, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, fazla çalışma yapılsa bile işçinin dinlendirilmek sureti ile denklettin kliğini, davacının hafta, genel, resmi ve bayram tatillerinde çalışmadığını savunmuştur.
Mahkemece tek tanık beyanına itibar edilerek ve zamanaşımı da dikkate alınarak davacının haftada 16 saat 30 dakika fazla mesai yaptığı, genel, resmi ve bayram tatillerinde çalıştığı, ücretlerinin ödenmediği kabul edilmiş ve hüküm altına alınan bu alacaklardan %30 oranında indirim yapılmıştır.
Fazla çalışma yapıldığını, genel, resmi ve bayram tatillerinde çalışıldığını isçinin, karşı iddiayı ve özellikle ücreti ödendiğini ise işverenin kanıtlaması gerekir, ilke olarak isçi fazla çalışma yaptığını veya tatillerde çalıştığını tanıkla kanıtlayabilir. Fazla mesainin ve tatil çalışmalarının ispatlanmasında tanık beyanlan, ücret ve fazla mesai bordrolarında fazla mesai ve tatil sütununun bulunması, isçinin fazla mesai ödemesi bulunan bordroları çekincesiz imzalaması, ısın ve işçinin niteliği, mevsim gereği gibi unsurlar ve kanıtlar önem içerir.
Özellikle tanık anlatımlarının tarafsız olması, tanık beyanları arasında çelişki var ise giderilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Tanık sözlerinin değerlendirilmesi açısından, gerektiğinde fazla çalıştığı iddia olunan isin, niteliği yönünden fazla çalınmaya elverişli bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bordrolarda fazla çalışma ve tatil sütunu bulunduğu halde bu sütunun boş bırakılmış olması, isçinin fazla çalışma yapmadığının kanıtı olarak kabul edilemez. Üzerinde fazla çalışma ve tatil sütunu bulunan ve ayın bazı günleri fazla çalışma yapıldığı, tatilde çalışıldığı öngörülen bordroları ihtirazı kayıt koymadan imzalayan işçi, bordroda fazla mesai ve tatil ücreti ödemesi göründüğünden, ödeme görülen aylar için sonradan fazla çalışma ve tatil ücreti talep edemez. Ancak fazla mesai yapıldığına veya tatilde çalışıldığına dair kayıt var ve bu kayda göre eksik ödeme söz konusu ise, o zaman işçi aradaki farkı isteyebilecektir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanununun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Fazla çalışma ve tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay'ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı şekilde vurgulanmıştır. Gerçekten de işçinin izin, hastalık, mazeret nedeni ile işe gidememesi, işin mevsim ya da siparişe göre azalması veya yoğunlaşması ve bu gibi nedenlerden dolayı uzun süre aynı şekilde fazla mesai yapması, tatillerde çalışması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işverene ait Antalya Bölgesinde bulunan otel ve dinlenme faaliyeti yürüten işyerinde çalıştığı, fazla mesai ve tatil ücretinin belirlenmesinde hükme esas alınan davacı tanığın iş sözleşmesinin aynı nedenle feshedildiği, davalı işveren hakkında Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır. Tanığın taraflı olduğu ve beyanına itibar edilemeyeceği dikkate alınmamıştır. Tek ve beyanı yeterli olmayan tanık beyanı ile sonuca gidilmesi hatalıdır. Ancak özellikle işyerinin yaz sezonu faaliyetinin yoğun olduğu kaçınılmazdır. İşyerinde çalışma usulü tespit edilmiş değildir. Bu nedenle gerekirse işyerinde keşif yapılarak, çalışma usulü ile fazla mesai ve tatil çalışmaları yukarda ki esaslar kapsamında belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy