(4857 S. K. m. 17, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Diyarbakır bölgesinde göreve başladıktan kısa bir süre sonra davacının rapor aldığını, istirahat süresinin bitiminden sonra da birbirini izleyen raporlarla 195 gün işe gitmeyen davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işveren iş sözleşmesinin feshini noterlik kanalı ile çektiği ihtarname ile bildirmiş, fesih gerekçesi olarak 4857 S.Y.nın 25/1-b maddesini göstermiştir. Davalı her ne kadar 4857 S.Y.nın 25/1-b maddesini gerekçe olarak göstermiş ise de; feshin geçerli nedene dayandığını kanıtlayamamıştır. İlgili maddedeki işçinin hastalığının tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve çalışmasında sakınca bulunduğu da sağlık kurulu raporu ile kanıtlanmış değildir. Ankara Bölge Müdürlüğünde çalışır iken ve bir bölgede bir müdür çalışması gerekirken davacının önce Gaziantep'e ikinci Bölge Müdürü olarak hemen ardından da Diyarbakır'a Bölge Müdürü olarak atanması ve ardından da iş akdinin feshedilmesi iyiniyet kurallarına ve geçerli nedene dayanmamaktadır. gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının, bir yıl içinde kullandığı rapor süresinin, 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesinde düzenlenen ihbar önelini 6 haftadan fazla süre ile aştığı anlaşılmaktadır. İşi aksatıcı ve işin yapılmasını engelleyici olan bu süre, işe iadeyi gerektirmeyecek şekilde geçerli bir fesih nedenidir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (36.40) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy