(2004 S. K. m. 8, 72)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi M.'ın 15.4.2006 tarihinde iş sözleşmesi imzalayarak davalı işyerinde çalışmaya başladığı, imzalanan aktin 8. maddesinde 1000 Euro kefilli teminat senedi alınacağı yazılı olduğu, bu nedenle davacı M.'ın borçlu olduğu teminat yazılı 15.4.2006 tanzim tarihli 10000 Euro'luk senedi, diğer davacı babası Ö.'in kefil olarak imzaladığı uyuşmazlık dışıdır.
Davacı M.'ın iş sözleşmesinin yaklaşık yedi ay sonra 22.11.2006 tarihinde işverence feshedilmesi üzerine, aynı tarihi taşıyan belgelerle, anılan davacıdan aracın ve tek tek sayılan iki sayfalık malzemenin davalı işverence teslim alındığına ilişkin belgeler dosyada mevcuttur.
Bu tarihten altı ay kadar sonra davalı işveren, tarih ve imza taşımayan, davacı M. adına düzenlediği bir borç listesini ekleyerek, 10000 Euro'luk, vadesi 4.12.2006 olarak yazılmış senedi 4.086.75 TL olarak 25.5.2007 tarihinde her iki davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine koymuştur.
Davacılar bu icra takibini 31.5.2007 tarihinde öğrendikten sonra 8.6.2007 tarihinde borçlu olmadıklarının tespiti için bu davayı açtıkları görülmektedir. Dava açılmasına rağmen davacı işçinin babası Ö.'in davalı işveren vekilince icra memurluğuna götürüldüğü, adı geçenin icra memuruna; 29.6.2007 günü borcu kabul ettiğini, emekli aylığından kesilerek ödeyeceğini belirttiği, buna rağmen haciz işlemine geçildiği, aynı davacının evinde 8.2.2008 günü yapılan hacizde, aynı davacının aynı beyanda bulunarak haciz işlemini durdurduğu görülmektedir.
Davacıların, yukarıda anlatılan borç nedeni ile borçlu olmadıklarının tesbitine ilişkin bu davada, mahkemece, davacı Ö.'in icra memuru önündeki 29.6.2007 ve 2.8.2008 günlü beyanları nedeni ile İİK. nun 8/2. maddesi gereğince bu tutanaklar aksi sabit olana kadar geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı işçinin borçlu, babasının kefil olarak imzaladığı senet teminat niteliğinde olup, fesihten ve davacı devir teslim yaptıktan altı ay sonra davacının yokluğunda, tamamen işverence düzenlenen imza ve tarih dahi taşımayan belgeye dayanılarak takip yapılmıştır. Tutanak hakkındaki iddia maddi olaylara dayanmaktadır. Öte yandan teminat senedi oluşu kuşkusuz olan bu senedin hukuki sonuç doğurması için gerekli araştırma yapılmamıştır. İİK 8/2. maddesi gereğince, babasının bu dava açıldıktan sonra icra memuru önünde icra tehdidi ile yaptığı kabul beyanlarının bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Böyle olunca davalı işverenden söz konusu alacağı kanıtlayan belge ve kayıtları ibraz etmesi istenmeli, edemediği takdirde davanın kabulüne ve davacıların borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy