(193 S. K. Geçici m. 77) (4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, işe başlatmama tazminatı, 4 aylık ücret ve sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de, H.U.M.K.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi G. Demirtaş tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kesinleşen işe iade davasından sonra işe başlatılmadığından ödenmesi gereken sekiz aylık işe başlatmama tazminatı ve dört aylık ücret ve sosyal haklarının eksik ödendiğini ileri sürerek, fark alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı, işe iade davası ile tespit edilen tazminat ve alacakların ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işe başlatmama tazminatı fark alacağı talebinin kabulüne, ücret alacağı ve sosyal hak alacağı fark talebinin ise reddine karar verilmiştir. Karar, davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda uyuşmazlık işe başlatmama tazminatından gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
16.6.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 Sayılı yasa ile 193 Sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmış ve işe başlatmama tazminatı gelir vergisi istisnaları arasında gösterilmiştir. Buna göre işe başlatmama tazminatından gelir vergisi kesilmemeli, sadece damga vergisi kesilmesiyle yetinilmelidir.
Aynı yasa ile 193 Sayılı gelir vergisi kanununa eklenen geçici 77. maddede ise, Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22.5.2003 tarihli ve 4857 Sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır şeklinde kurala yer verilerek daha önce kesilen gelir vergisi ile ilgili iade esasları belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre daha önce kesilen gelir vergisi tutarları vergi yükümlüsüne iade edilmelidir. Vergi yükümlüsü işçi olup, işçinin fazla ödenen vergisi ilgili vergi dairesinden talep etme hakkı vardır. Yasada, vergi sorumlusu olan işverene iadeye dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. İşçi haksız yere kesilen gelir vergisini ilgili vergi dairesinden talep edebileceğine göre, işverenin aynı tutardan sorumluluğuna dair karar verilmesi mükerrer sorumluluğuna yol açacaktır. Bu sebeple işverence işe başlatmama tazminatından kesilerek vergi dairesine yatırılan gelir vergisi yönünden işverenin sorumlu tutulması doğru olmaz (Yargıtay 9 HD 16.2.2010 gün 2009/29055 E, 2010/3626 K).
Somut olayda vergi yükümlüsü davacı işçi olup, davacının fazla ödenen vergiyi ilgili vergi dairesinden talep etme hakkı vardır. Yasa, vergi sorumlusu olan davalı işverene iadeye dair bir düzenlemeye yer vermemiştir. Bu durumda davalı işveren tarafından vergi tutarı kadar miktar biri vergi dairesine diğeri işçiye olmak üzere iki kez ödenmiş olacaktır. Yine mahkemece verilen karar kesinleştiği taktirde davacı işçi işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tutarı kadar bir miktarı, biri işverenden diğeri ilgili vergi dairesinden olmak üzere iki kez tahsil edebilir durumda olacaktır. Davacı işçi vergi iadesi tutarını ilgili vergi dairesinden talep edebileceğine göre mahkemece bu şekilde mükerrer yararlanmaya yol açacak şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece, işçi adına vergi dairesine yatırılan tutarın işçi tarafından geri alınabileceği düşünülerek, mükerrer yararlanmaya yol açmamak için sözü edilen miktarın işverenden tahsili yönünde hüküm kurulmamalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy