(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten soma dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesiyle basın danışmanı ve halkla ilişkiler elemanı olarak davalıya ait işyerinde çalıştığını, 2,5 aylık dönemin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise, davacının iş sözleşmesi kapsamında çalışmadığını, belli bir yere bağlı olmaksızın başka şirketlere de danışmanlık yaptığım, şirketin bir kısım işleri için kendisine belli bir periyodu olmaksızın ödemeler yapıldığını belirtmiş görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesi yerine vekalet akti kapsamında iş gördüğü gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine dair karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan banka dekontlarından, davalı tarafından davacıya Aralık 2006 maaşı açıklamasıyla 1.300YTL ve Mart ayı için 1.500 YTL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları davacının işyerinde çalıştığı yönünde kesin biçimde anlatımda bulunmuşlar, davalı tanıkları dahi, davacının haftanın belli günleri işyerine geldiğini, şirketin basın danışmanlığı işlerini dışardan yerine getirdiğini açıklamışlardır. Bilirkişi raporunda da davacının part-time çalıştığı yönünde görüş belirtilmiştir. Belirtmek gerekir ki, bir işçinin kısmi sürekli iş sözleşmesi kapsamında bir işyerinde çalıştığı sırada başka işverenlere ait işyerlerinde de aynı usulde çalışması imkan dahilindedir.
Mevcut delil durumu karşısında davacının davalıya ait işyerinde iş sözleşmesine bağlı olarak aylık maktu bir ücret karşılığı çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya içinde bulunan bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak istek konusu ücret alacağıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy