(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21) (7201 S. K. m. 16, 20, 21) (4721 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının 04.10.2006 tarihinde davalı şirket yanında çalışmaya başladığını, hiçbir haklı neden veya geçerli sebep olmaksızın iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, 28.04.2008 tarihli yazı ile iş sözleşmesinin feshedildiğinin adresine posta ile gönderildiğini, kendisinin 11.04.2008 tarihinden beri hastanede yatarak tedavide olduğu için tebligatın 04.05.2008 tarihinde muhtarlığa bırakıldığını, müvekkilinin 05.06.2008 tarihinde hastaneden taburcu edilmekle fesihten haberdar olduğunu, müvekkilinin uçak teknisyeni olup iş yerinde yetkili olarak TİS imzalamış bulunan Hava İş Sendikası üyesi olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş akdinin feshine ilişkin tebligatın 02.05.2008 tarihinde davacı ile aynı evde yaşayan annesine tebliğ edilmek istendiğini, onun davacının iş yerinde olduğuna dair beyanına rağmen tebligatın imzadan imtina edilmesi nedeniyle mahalle muhtarlığına aynı gün teslim edildiğini, ihbarnamenin adresin kapısına yapıştırıldığını, bu tebligatın Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi hükmü gereğince geçerli olduğunu, bu davanın 1 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, bu nedenle reddi gerektiğini, esas yönünden de davacının devamsızlığı nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen işçinin fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde feshin geçersizliği istemi ile dava açması gerektiği, fesih bildiriminin davacıya 09.05.2008 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 16, 20 ve 21. maddelerine uygun yapıldığı, davanın 19.06.2008 tarihinde açıldığı, 09.05.2008 tarihli bildirime göre bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Medeni haklardan yararlanma ehliyeti (hakkı) bulunan herkes taraf ehliyetine de sahiptir. Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Türk Medeni Kanun'un fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış, 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. hükmünü getirmiştir. Fiil ehliyeti olmayan kişi, medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun olacağından, kanuni temsilcisi olmadan tebligat alamaz, dava açamaz ve taraf olamaz.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili, davacı işçinin 11.04.2008 tarihinden 04.06.2008 tarihine kadar yatarak tedavi gördüğüne dair Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölüm Başkanlığı raporu ibraz etmiştir. Raporda davacının yattığı dönemde fiil ve kavli ehliyetinin olmadığı belirtilmiştir. Hukuki Ehliyetsizlik iddiası kamu düzeni ile ilgili olup, resen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle davacının yatarak tedavi gördüğü hastaneden, hastane evrakları celbedilerek, 11.04.2008 tarihinden tedavisinin bittiği 04.06.2008 tarihine kadar medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olup olmadığı, bu rahatsızlığının 04.06.2008 tarihinden sonra devam edip etmediği Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy