(4857 S. K. m. 18, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalı bankaya ait işyerinde yönetmen yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının müşteri hesabından talimat olmaksızın işlem yaptığını ifadesinde ve dava dilekçesindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere bunu kabul ettiğini ve hizmet akdinin bu nedenle haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin yazılı olarak yapılması ve sebebinin açık olarak belirtilmesi gerektiği, her ne kadar fesih bildiriminin yazılı olarak yapıldığı görülmekte ise de her hangi bir sebep gösterilmediği, yalnızca 25. maddenin II. bendi denilmesinin fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterildiğini kabule yetmeyeceği, 25. madde her ne kadar işverenin haklı fesih halini düzenlese de II. bendinde birden çok sebep belirtildiği, işverenin bunlardan hangisine dayandığını açık ve kesin olarak belirtmesi gerektiği, fesih sebebi olarak gösterilmeyen hususların yargılama sırasında ileri sürülmesinin de mümkün olmadığı, cevap dilekçesinde dayanılan talimatsız işlem yapma eyleminin gerçek olup olmadığı ve geçerli veya haklı fesih imkanı verip vermeyeceği hususları üzerinde durulmaksızın fesih bildiriminde sebebi açıkça gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygun fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, yazılı fesih bildirimi ve fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18'inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Buna karşılık, aynı Kanun'un 25'inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil ve fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi şartları aranmamaktadır. Zira maddenin son fıkrasında haklı nedenlerle işverenin feshi hallerinde, işçinin 18, 20 ve 21. madde hükümleri uyarınca yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Haklı nedenle fesihte, bu düzenlemeler karşısında, 19. maddedeki yazılı bildirim, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi ile savunma alınması koşulu aranmamalıdır. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir.(Y. 9. HD. 14.04.2008 gün ve 2007/31224 E, 2008/8683 K).
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi yazılı fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshedilmiş ve haklı nedenle feshedildiği savunulmuştur. Haklı fesih nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca fesihlerde aranan fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilme koşulu aranmamalıdır. Davalı işveren vekili, haklı fesih savunması ile ilgili soruşturma ve davacının müfettişe verdiği savunma evrakları ibraz etmiştir. Davalı işverenin sunduğu kayıtlar üzerinde durulmalı, tarafların dayandığı diğer deliller toplanmalı, gerekirse aralarında bankacılarında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının bankacılık mevzuatına aykırı işlemlerinin bulunup bulunmadığı, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy