(4857 S. K. m. 110) (Konut Kapıcıları Yönetmeliği m. 4)
Davacı İşçi, İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı B.Ş. 5. Etap Site Yönetimi vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalı şirket ile site yönetimi arasındaki sözleşme gereği davalı şirketin site yönetimine ait bir takım kararları uygulamakla yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı B. Konut A.Ş. davacının B.Ş. 5. Etap Site Yönetimi işçisi olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacının site yönetiminin işçisi olduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı vekilinin site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığı ve iş sözleşmesine son verme hak ve yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle davacının şirkete iade edilmesi yönündeki açıklamasına dayanılarak, davalı site yönetimine dava açılmadığı, davalı şirketin ise işveren olmadığı gerekçesi ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve SSK kayıtlarına göre davacının, davalı sitede blok görevlisi iş sözleşmesinin site yönetimi ile yapıldığı, feshin de adı geçen site tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde hem B.Ş. 5. Etap Site Yönetimi'ni hem de site adına işlem yapan davalı B. Konut A.Ş.'yi davalı olarak göstermiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 110. maddesine dayanılarak çıkarılan Konut Kapıcıları Yönetmeliği'ne göre yönetici, İş Kanunu ve Yönetmeliğin uygulanması yönüyle işveren temsilcisidir. İş Hukuku anlamında ortaya çıkabilecek idari ve yargısal uyuşmazlıklarda yönetici işvereni temsil eder. Böyle olunca kapıcının işveren hakkında açabileceği davanın kat maliki ya da maliklerine karşı açılması gerekse de, Yönetmelikten doğan bu temsil yetkisine göre davanın doğrudan yönetici hasım gösterilerek açılması da mümkündür. Ancak bu halde dahi hükmün doğrudan yönetici hakkında kurulması doğru olmaz. Mahkemece kat maliki ya da malikleri adına yönetici hakkında karar verilmesi gerekir. Zira yönetmeliğin 4/d maddesine göre, yöneticinin ana taşınmazda üstlendiği görevleri itibariyle kat maliki ya da maliklerinden tahsil ederek kapıcının İş Kanunu'ndan doğan haklarını ödeme yükümlülüğü vardır.
Davalı Site Yönetimi ile davalı şirket arasında yapılan 26.12.2007 tarihli İşletme Hizmet Sözleşmesi ile davalı şirkete site adına temizlik, güvenlik, elektrik ve su tesisatlarının çalıştırılması, bakımı, onarımı, bahçe ve ortak alanların bahçıvanlık hizmetleri, peyzaj hizmetleri gibi bir takım işlemleri yapılma yetkisi verilmiş olup, bu yetkileri arasında belirli şartlar dahilinde işçi alma ve çıkarma yetkileri de sayılmışsa da yukarıda da belirtildiği gibi davacının yaptığı iş site yönetimine ait olup, işvereni de davalı kat malikleridir. Davalılar arasında belirtilen bu ilişki nedeni ile davacının işverenin kim olduğu konusunda tereddüt geçirdiği bu nedenle her ikisini de davalı gösterdiği anlaşılmaktadır. Nitekim yargılama sırasında davacı vekili, Site Yönetimi'nin tüzel kişiliğinin bulunmadığından söz ederek iş sözleşmesini feshetme hak ve yetkisine sahip olmadığını, bu nedenle davalı şirkete karşı dava açıldığını belirtmiştir. Ancak dava dilekçesinde ve daha sonra verdiği yazılı beyanlarında davalı şirketle birlikte davalı siteyi de davalı site hakkında dava açılmadığı yönünde Mahkemenin vardığı sonuç doğru olmamıştır. Gerçekten, davalılar arasındaki ilişkinin nitelendirilmesi görevi hakime aittir.
Belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre davalı şirket hakkında davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak, davacının işvereni olan davalı site yönetimi hakkında işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın husumet yönünden reddi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy