(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fark alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Demirtaş Tuna tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı kesinleşen işe iade davasından sonra işe başlatılmadığından fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade davasına bağlı alacaklarını istemiştir.
Davalı, kıdem tazminatı ve işe iade edilmemesi sonucu ödenmesi gereken ücret ve tazminatların ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna atıfla gerekçesi açıklanmadan, fark kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı talebinin kabulüne, diğer isteklerinin reddine karar verilmiştir.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu fesih tarihine göre işverence ihbar ve kıdem tazminatı ödenmelidir.
Mahkemece, gerekçesi açıklanmadan ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy