(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32, 120)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; haklı nedenle iş sözleşmesini fesih ettiğini belirterek kıdem tazminatı ve ücret alacağını faizi ile talep etmiştir.
Davalı; davacının hak ettiği tazminat ve alacaklarının banka hesabına yatırıldığını savunmuştur.
Mahkemece; davacının 17.10.2007 tarihinde harcını yatırarak davasını açtığı, davalının dava konusu tazminat ve alacakları davadan önce 01.08.2007 tarihinde davacının banka hesabına yatırdığı buna göre davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Ayrıca 4857 sayılı İş Yasasının 32. maddesine göre ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir.
Somut olayda davacı iş sözleşmesini 26.01.2007 tarihinde noterden çektiği ihtarname ile fesih etmiş ve kıdem tazminatı ile ücret alacağını faizi ile talep etmiştir. Davalı kıdem tazminatı ve ücret alacağını 01.08.2007 tarihinde davacının banka hesabına yatırdığını belirterek ödeme savunmasında bulunmuştur. Davacı ise; ödeme konusunda davalının kendisini bilgilendirmediğini, ödemenin maaş hesabı için açılan kullanmadığı banka hesabına yapıldığını, bu konudan cevap dilekçesi ile haberdar olduğunu beyan etmiştir. Gerçekten de davacının temyiz dilekçesine eklediği banka hesap belgesinden bankadan parayı 25.06.2008 tarihinde çektiği anlaşılmaktadır.
Buna göre davalının dava konusu tazminat ve alacakları 01.08.2007 tarihinde davacının maaş ödemeleri için açılan hesaba yatırarak ödemede bulunduğu kabulü isabetli ise de dava konusu kıdem tazminatına fesih tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyecek faize ücret alacağına ise temerrüt tarihi ile (ödemeden önce temerrüt olgusu gerçekleşmiş ise) ödeme tarihi arasında işleyecek faize karar verilmeli ve ayrıca davalının kabulü de göz önünde bulundurularak vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir. Yazılı gerekçelerle anılan isteklerin reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy